Mezarlık

08:50


Annem İstanbula gitti, o gittikten bir gün sonrada kuzenim bize geldi. İlk gün beraber kuzenimin babasının Kıbrıs'dan getirdiği viskiyi içtik. 3 kadehten sonra çakır keyif, 4 kadehten sonra da sarhoş oldum. Yine güzel bir sarhoşluktu ama, üzerine de bir kadeh şarap içince tamamen sapıttım. Şarap şişesini de sarhoş kafayla evde tirbuşon bulamayınca makasla açmaya çalıştım. Şarap şişesinin ağzını kırdım, sonra da ben o şarabı içmeye devam ettim. Makas ne alaka, camlı camlı şarabı nasıl içtin demeyin bende bilmiyorum. Sarhoş sarhoş iki tane de arkadaşımla konuştum. Saçma sapan tweetler attım. Tweetlerimi gören Tuğba hemen beni aradı, bırak elinden o telefonu yine sarhoş tweet atıyorsun dimi diye. Kız beni tanıyor, sarhoşken şişko parmaklarımla harflere basması iyice zor oluyor. Konuştuğum bir arkadaşıma açıldım, hayatımın en büyük sırrını ve bir çok bilmemesi gereken şeyi anlattım. Sabahına da yumurta yedim, dün gece kuzenimin lavaboya kusup lavaboyu tıkadığını görüp, lavaboyu açmaya çalıştım. Öküz lavaboyu kusarak tıkamayı becermiş. Akşam yediğimiz peynirli böreğin içinde ki tüm maydanozlar tek tek seçiliyordu. İnsan midesi ot sindiremiyor sanırım. İki gün sonra yine kuzenle içtik ama bu sefer o pek içmedi bir tek ben içtim. Bir şişe beyaz şarabı tek başıma ben bitirdim, bir üstüne kuzenim bir birasını yürüttüm. Yine sarhoş oldum ama bu sefer kimseye bulaşmadım. Bir ara buffye bağırdığımı hatırlıyorum, ben seni sevmekten başka ne yaptım beni niye ısırıyorsun diye. Hayvana senden başka kimsem yok diye zorla sarılıyordum, o da normal olarak korktu durumu anlamlandıramayınca sanırım. 
Twitter ve facebook'u telefonumdan sildim, pcden de girmiyorum. Hesaplarımı kapatamadım ama uzun bir süre girmemeyi düşünüyorum. Sosyal medyadan sadece kötü enerji aldığımı düşünüyorum. Bir de artık zaman kaybı gibi gelmeye başladı. Dizi, film izlememi; müzik dinlememe bile zaman bırakmıyordu orada geçirdiğim zaman özellikle de twitterda harcadığım zaman.
Kafamda sürekli, sanatla uğraşmam; bir şeyler çizmem, bir şeyler yazmam lazım. Üretmeliyim, üretmeliyim diye tilkiler dolaşmaya başladı. Hayır hiç bir şeyde yapmıyorum ama yapmama hali de beni huzursuz ediyor, vicdanımı gıdıklıyor. En son çare de buraya düşüyorum işte, buraya yazmak hiç değilse vicdanımın gazını alıyor bir süre. Sürekli bir şeyler yapmam lazım yaşamam lazım, dizilerde ki gibi filmlerde ki gibi çılgın bir şey yapmam lazım. Her günümde yıllarca hatırlayacağım bir bok yemem lazım diye ortada ossura ossura dolanmaktan gına geldi. Bu aralar olay mıknatısı gibi davranıyorum, davranmaya çalışıyorum. Hiç bir şey olmaması hali zihnimi daha çok yoruyor sanırım. Sürekli başkalarının hayatını duygularını dinlemekten, izlemekten bunlardan oluşan bir kafesin içinde hiç bir şey yapmadan durmak eskiden çok güvenli geliyordu şu an ise sadece boş yere zamanımı harcıyorum gibi geliyor. İleri de anlatılacak hikayelerimin olsun, bir filmde, dizi de konusu geçebilecek biri olayım diye düşünüyorum. Bu düşünce çok da küçük düşürücü ve rezil ama böyle yani elimde değil. Belki de sadece bir dönemden geçiyorumdur bilmiyorum.
İki günce mezarlığın taşlarının üzerine gidip, bira ve sigara içtim. Sırf değişiklik olsun diye, aklıma bu fikir nereden geldi onu da bilmiyorum. Muhtemelen bir dizi de yada filmde görmüşümdür. Yaklaşık 1 saat oturdum öyle milletin mezar taşının kenarında, efes extra içtim, 3 sigara yaktım. Polis gelsin beni sorgulasın diye baya heyecanlandım ama hiç giden gelen olmadı. İnternetten insanlarla tanışıp görüşüyorum. Tek başıma starbucksa gidip oturuyorum, belki yeni insanlarla tanışırım diye, eskiden hayatta tek başıma hiç bir yerde oturamazdım. Starbucksta tanıştığım insan sayısı sıfır bu arada. 
Geçen gün evde 4 yıldır duran kimsenin kullanmadığı, nargileyi yaktım. Youtubedan nasıl nargile hazırlandığına baktım, baya da becerdim. Ama kömürleri kızartacağım diye tüpü bitirmiş olabilirim.
Buffy ile aramız bu aralar biraz soğuk sanki, eskiden beraber yatardık sürekli; artık her gün başka yerde yatıyor. Bende kocası bir türlü eve gelmeyen kadınlar gibi gece yatağın içinde, ne zaman gelecek diye bekliyorum.

İlgili Yayınlar

3 yorum

  1. Sosyal medya hesaplarımı kapatalı 3-4 hafta oluyor. Gıybet yapma arzum bitti. Normal, doğal, safoğlusaf ve huzurlu insan oldum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın ben geri açtım çok utanıyorum. :(

      Sil
  2. Onca cümle arasında maydanozu sindiriyor muyuz sahi diye düşündüm. Selüloz sindiremediğimiz içindir, bence. Diğer yandan sosyal medya kullanmamak gerçekten zamandan çok kazandırıyor. Yaklaşık 2-3 yıldır insanların göstermelik yazılar yazdığı ve resimlerini paylaştığı hiçbir siteyi kullanmadım ve bunun yoksunluğunu hissetmedim. İlkokulda sınıf arkadaşımızın elimize zorla tutuşturduğu anket defteri gibi hoşlanıp hoşlanmadığımızı yazan, kendi kendimize ve en garibi de bazen kendimiz için -Aidiyet duygusu ve sosyal grup içine kabul ki üzerine sosyolojik tez yazarım.- methiyeler düzdüğümüz sıkıcı tatmin edici araçlardan öteye geçemiyorlar ne yazık ki. Sanatsal anlamda üretkenlikle alakalı olarak da verebileceğim önerim do-it-yourself olur. İlham veya disiplinli uğraşla ortaya bir şeyler çıkabilir merak etme. Sonuçta sanat da duyguların dışavurumu değil midir ey Otter?

    YanıtlaSil