Sevgili(siz), Sarhoşluk ve Lastfm

10:53


Hayatımın hiç bir döneminde hiç bu kadar sevgili olayını kafama takmamıştım. Bu aralar o kadar fazla bahsetmeye başladım ki tüm arkadaşlar, telefonlarından birilerinin fotoğrafını gösterip ayarlamaya çalışıyorlar. Ama hiç bir zaman o şekilde sevgili bulmayı düşünmüyorum. Bir kere ben karşımdakini beğenirsem ve görüşmek istersem, ama karşımda ki arkadaşına beni beğenmediğini ve görüşmek istemediğini söylerse gerçek anlamda yıkılırım. Tamam yakışıklılığım ile ortalığı ateşe vermediğimi biliyorum ama kendime ayırdığım iki gram öz güvenimi de tuzla buz edemem. Zaten şimdiye kadar her zaman önce arkadaş olduğum insanlardan hoşlandım ben. Bazılarına bu durum çok ters geliyor ama elimde olan bir şey değil. Hiç bir zaman insanlardan ilk görüşte hoşlanan biri olmadım, bir insanı tanıdıkça, anlamaya başladıkça hoşlanmaya başlıyorum ben.
X adlı, kız olan bir arkadaşım var, şu aralar en samimi arkadaşım sayılır, adını kendinden izinsiz vermeyeyim. O da benim gibi yalnız ve ona da sevgili arıyoruz. Arıyoruz derken bir şey yaptığımız yok da işte gözlerimiz fal taşı gibi açık diyelim. 2-3 tane falcıya gittik falan o kadar yani büyütülecek şeyler değil. 
Aslında benim öyle sevgili hasretim hiç bir zaman olmadı ama arkadaş grubumuza bir çift katıldığından beri herkesi özendirdiler. Karşınızda 7/24 oynaşan, birbirine güzel sözler söyleyen iki insanı görünce insanın ister istemez canı çekiyor. Açıkçası benim birini sevmek konusunda büyük bir isteğim yok. İşin daha çok sevilmek, yani edilgen kısmıyla ilgileniyorum. Birisi beni sevsin, hastayken bir çorba pişirsin falan, bana ihtiyacı olduğunu hissedeyim, eksikliğim hissetsin... Çok büyük şeyler değil yani. Büyük ihtimal bu şekilde bencil bir düşünce yapısında olduğum için hala yalnız takılıyorum. 
Bu arada geçenlerde fark ettim, 21 yıllık hayatım boyunca hiç kimseye seni seviyorum dememişim ben. Normalde de kimseye seni seviyorum, seni özlüyorum falan diyen bir insan değilim. Bir süre görüşemediğim arkadaşlar bile 'özledim seni en yakın zamanda görüşelim' deyince, 'aynen bende görüşelim mutlaka' falan diye geçiştiriyorum. Ağzımdan bir türlü 'seni özledim' ve 'seni seviyorum' kelimeleri çıkmıyor. Tabi sarhoş hallerimi saymıyorum, sarhoş olduğumda sevgi dolu bir insan olup çıkıyorum. Tüm arkadaşlarıma sarılır, mucuk mucuk öper, sizleri çok seviyorum diye bağırırım. Hoş en son bara gidip sarhoş olduğumda; yanıyorum bana sevgili bulun diye çığlık attım, kokteylin pipetini burnuma sokaraktan burnumu kanattım ve masalarında bulunana Mercedes flamalarından birini çaldım, pis tuvaletin zemine oturup 20 dakika kustum. Flamayı çaldığımı ise sabah uyandığım da fark ettim. Bardan sonra çorba içmeye ocakbaşına gittik, orada gitmiş şefe sarılmış ve adamı öpmüşüm; anlayın o kadar sevgi dolu oluyorum sarhoş olunca. Allah'tan herkese olan sevgim arkadaş boyutunda, kimseye hallenmedim içkiliyken. Sarhoşken çoook komik bir fotoğrafım var, bana özel yerlerden ulaşana gönderebilirim. :D
Bu arada biraz psikoloji üzerine okuma ve zihinsel sorunları olan insanları gözleme fırsatım oldu, artık insanların sürekli kendilerin de psikolojik bir hastalık bulmasına 'yok borderlineım, anksiyetim var, depresyondayım' gibi şeyler demesi çok saçma geliyor. Belki de bu saçmalığı en çok yapan insanlardan birisi de benim. Depresyonda olan bir insan görseniz halinize(halime) şükredersiniz. En azından açın bir okuyun, depresyonda olduğunuzun kesin göstergeleri var. En az 2 hafta süren kesintisiz bir depresif ruh hali ve en yüzde 5 kilo değişikliği gibi belirtiler var. Her neyse ben de 3 kuruşluk bilgimle burada bilgiçlik taslamak istemiyorum. Sorununuzun olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bir doktorla görüşün, psikolojik hastalıklar fiziksel hastalıklar kadar zararlı olabilir ve çözüme kavuşması da bir o kadar önemli.
Yine nerelerden nerelere geldim. Her neyse aslında bu yazıyı yazmamın asıl amacı sizden güzel şarkı, müzisyen ismi dilenmekti. Aranızda lastfm kullanan varsa yorumlarda profil sayfasının linkini paylaşabilir mi? Ben de profilini inceleyip güzel şarkılar bulayım biraz.

İlgili Yayınlar

13 yorum

  1. http://www.last.fm/user/Jerdanzel/library/artists

    bu ara bent'e taktım kafayı.
    ama last.fm yeni bilgisayara kurmadığım için çıkmamış.
    Parov ve Bent.
    Bir de pezevenk diye bir hesabım var. aehrskerhek
    Sinirlenip, silmeyeydim esas müzik ilk hesabımdaydı, kahretti bağzı şeyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhihi çok teşekkür ederim. Takip ettim, incelerim hemen. :)

      Sil
  2. Yazın çok keyifliydi. Daldan dala atlaman da hoş olmuş.

    YanıtlaSil
  3. şu sıralar Bana'nın Shell şarkısına taktım gidiyorum. Gintar versiyonunu oldukça beğenmiştim.
    ve;
    Seni seviyorumdan ziyade insanlara sevgi sözcükleri söyleyemem. Diyemem hani, elbet değer veririm, ama bu değeri bir türlü sevgi sözcüklerine aktaramam. Hatta bir rpg sitesindeki arkadaşlarla buluşmuştuk, millet can ciğer kuzu sarması olmuş, (ama sözcüklerde canım, tatlım vs.) ben kenarda hanım ağa gibi duruyorum. Hatta arkadaş alıştırırz biz seni demişti de, daha on dört senelik arkadaşıma dememişim, on dört sene aynı tas aynı hamam giden biriyim nasıl diyeyim demiştim. diğer taraftan söyle bir şey vardı ki, insanlar sorun değil deyip yine o sevgi sözcüklerini sırayarak hitap edince baskı altında kalıyormuş gibi hissediyordum.
    falcı mı? ah, hiç yolum düşmedi ama ne yalan diyeyim feci merak etmişimidir. bir ara tek içimde ukde olarak kalmasın diye kendimi tarot kartlı leydinin, yada kristal küreli beyefendinin kapısında bulursam şaşırmayacağım. falcıları şu vakte kadar hep aklımda Sybill Trelawney imajıyla canlandırır olmuşumdur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhihi ya genelde pek ilginç tipler değil ama ben antepte 2 ilginç falcıyla karşılaştım. Birisinin masasında minnacık fanusunda balık besleyerek fal bakıyordu, birisi de kahvenin telvesini masanın üstüne saçıyordu. Shell by Bana'yı beğendim. Güzel şarkıymış, sağol. :)

      Sil
    2. enamm, masanın üzerine kahve mi saçıyor? bizim eve gelen misafirler fincanların altlıklarını batırırlar da içimden oğlum şu kahveleri adam akıllı için diye geçiririm. sizin falcı fala yeni bir çağ getirmiş. hemen bizim misafirleri oraya postalıyorum. doya, doya kahve içip bırak fincan altlığına saçmayı, masaya saçıp falcı ile birlikte kahveden ebruli çalışması yaparlar artık.

      Sil
  4. Aldı bizi başka yerlere götürüp geri getirdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim. Umarım güzel ya eğlenceli yerlere götürmüştür.

      Sil
  5. Shy- Sonata Arctica
    I miss the misery- Halestorm
    Gerçi bu iki şarkı da çok eski olduğu için biliyor olabilirsin ama son zamanlarda dinlediğim şarkılar olduğu için söylemek istedim. :)

    Ya bende yazını çok beğendim. Önceki yoruma katılıyorum, böyle alıp götürdü sonra da geri getirdi. Özlemişim. Sevgi sözcükleri konusuna gelirsek, ben de pek söyleyemem. Söylediğim zamanlarda da kafamın güzel olduğu (sarhoşluktan değil gerçi) zamanlara denk geliyor oluşu tesadüf değil kesinlikle. Bir de son zamanlarda değiştiğim için buna da alıştım ama söyleyemeyen insanları daha dürüst bulduğumu itiraf etmeliyim. Birinin ağzından çok sık duyunca değeri azalıyormuş gibi geliyor, özellikle böyle sözcükler...

    Sevgili konusunda ise... Adeta aynı kaderi yaşıyoruz. Bir arkadaşım da birine açıldı ve şu anda evlenmeyi düşünüyorlar. Kıskanmak değil de, özendiğimi itiraf edebilirim. Olsa ne güzel olurdu havalarındayım.

    O fotoğrafını merak ettim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Roromiya, şarkılar çooook gzüelmiş. :) Bu arada sana fotoğrafı whatsapptan göndereyim bir ara. :D :D
      Aman ben sevgili olduktan 1 ay sonra evlenmeyi konuşanlara da gıcık oluyorum, önce bir sevgili olmayı becerin be.
      Bizim kaderimizde elbet döner ya. Bakalım kader ileri de neyi gösterecek.

      Sil
    2. Ya beğenmene çok sevindim. Çünkü senin gerçekten üst düzey bir müzik zevkin var. :) Evlilik şimdilik bekleyebilir, bende sadece sevgili kısmına katılıyorum. Dediğin gibi, bekleyelim bakalım şimdilik. :)

      Sil