Tıp Fakültesinde Okumanın Avantajları ve Zorlukları

16:30


Sınav dönemindeyseniz ve hangi bölümü tercih edeceğinizi bilmiyorsanız ya da tıp fakültesi okumak nasıl bir şey diye merak ediyorsanız, sizi yazının devamına alayım.
Merhaba arkadaşlar bu yazıda bir tıp fakültesi öğrencisi olarak tıp fakültesi okumanın zorluklarından ve avantajlarından bahsedeceğim(genel olarak zorluklarından bahsedeceğim)
Eğer tıp fakültesi okuyorsanız, diğer fakülte öğrencileri kadar sosyal hayatınız olmayacağını kabullenmeniz lazım. Bunun nedeni ise gerçekten çok basit. Bir çok fakültede yoklama çok problem değil, ya da ders saatlari çok kısa. Tıp fakültesinde ise neredeyse her gün sabah 8 akşam 5 ders var ve neredeyse tüm üniversitelerin tıp fakültelerinde devamsızlığa çok dikkat ediliyor. Örneğin benim fakültemde imzayı geçtim direk her ders öncesi parmak iziyle yoklama alınıyor. 
Sosyal hayatınızı bitiren en önemli nedenlerden bir diğeri ise ağır çalışma koşulları ve sınav sistemi. Tıp fakülteleri komite sistemi ilerliyor, yani tüm yıl boyunca toplam 6 sınav oluyorsunuz. Olduğunuz bu 6 sınav yıl içi ortalamanızı oluşturuyor ve bir de yıl sonunda girdiğiniz final sınavıyla birlikte o yılki ağırlıklı not ortalamanız hesaplanıyor. Yıl içinde 6 sınav olunca her sınav arasında yaklaşık 1 ay gibi bir süre oluyor. Yani siz bir sınavdan çıktıktan sonra en fazla 1-2 hafta rahat oluyorsunuz, kalan 2 haftada yeniden ders çalışmanız gerekiyor. Tabi 'çok' sosyal tıp fakültesi öğrencileri de var ama onlarda istese de diğer fakültenin sosyal öğrencileri kadar aktif olamıyorlar. Bana gelirsek, ben ev kuşu olduğum için sınavdan sonra ki 1 hafta, sınav dönemi ders çalıştığım için izleyemediğim dizi ve filmlerimi izlemeye, biraz kitap okumaya çalışıyorum. Hafa da bir iki gece bir bira falan içmeye gitmesem sosyal hayatım yok sayılır. Hastanenin 24 saat açık kütüphanesinde arkadaşlarınızla sabahlamayı sosyalleşmekten sayıyorsanız, tıp fakültesi tam size göre olabilir.
Geleceğe kesinlikle diğer fakülte öğrencileri kadar umutla bakamıyorsunuz. Diğer fakülte öğrencileri 4 yıl sonunda ne iş yapacaklarını düşünürken; siz önce diğer fakültede ki arkadaşlarınızın sizi erkenden terk edeceğine dertleniyorsunuz ve 6 yıllık öğretim hayatına sövmeye başlıyorsunuz. Bir de fakülteyi bitince direk doktor olmak da yok. Önce bir TUS sınavı var, eğer saygı görülen bir doktor olmak istiyorsanız ya da okuduğunuz 6 yılın çöp olmasını istemiyorsanız kesinlikle TUS sınavını kazanmalısınız. Bunun içinde yeniden liseli gibi dershaneye yazılmanız lazım. TUS kitapları ve dershane fiyatları ise bir çok tıp öğrencisi velisinin kabusu olmuş durumda. Dershane fiyatlarının yıllık 10 bin liradan başladığını söylemekte fayda var. Bölüm birincisi değilseniz, bu parayı ödemek zorunda olduğunuzu söyleyeyim ve evet herkes dershaneye gidiyor, gitmeyen yok. TUS sınavının ne kadar zor bir sınav olduğu hakkında yorum bile yapmaya gerek duymuyorum
Ülkemizin insan seviyesinin ne kadar yerlerde olduğunu görmeden anlayamazsınız, prostat kontrolü yapmadan önce dünyanın ne kadar güzel bir yer olduğunu büyük ihtimal fark etmemişsinizdir.
İnsanla çalışmanın çok ruhani bir şey olduğunu düşünenler vardır aranızda kesin, şimdiden haberiniz olsun ilk 3 yıl hastanenin kapısından içeri adım atmıyorsunuz, kalan 2.5 yıl ise sadece izleyici konumundasınız hastaya dokunmanız yasak. 
Barajı zorla geçip üniversitede kıytırık bir bölüm okuyan öğrencilerin sürekli 'ben o kadar puan yapsam bile tıp fakültesi yazmazdım' gibi salak cümleleriyle karşılaşabilirsiniz.
Aynı zamanda da tıp fakültesi okuduğu için kendini diğer fakültelerin öğrencilerden üstün gören gerizekalılar bir hayli fazla.
Bu ilgiden hoşlana da bilirsiniz hoşlanmaya da bilirsiniz ama ilk tanıştıkları zaman diğer fakülte öğrencileri tıp okuduğunuzu öğrendiklerinde, size başka dünyadan gelen uzaylılar gibi davranabiliyorlar ve ardı arkası kesilmeyen sorularla tıp fakültesi okumanın nasıl olduğunu, nasıl kazandığınızı, çok mu çalıştığınızı, nasıl çalıştığınızı öğrenmeye çalışıyorlar. 
Eğer tıp fakültesini Anadolu'da bir şehirde okuyorsanız ve fiziksel görünüşünüz ortalama veya ortalamanın üstünde ise sırf tıp okuduğunuz için sizinle görüşmek isteyenlerin sayısı bir hayli artıyor. Sizin işinde gücünde, dersini çalışan okuluna giden gelen bir sünüpe olduğunuzu düşündükleri için, genelde sizden bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorlar. 5.-6. sınıf olduğunda, yani tıp fakültenin bitmesine yakın, dışarıdan gelen bu ilgi daha da çok artıyormuş.
Kısacası Doktor olmak en büyük hayallerinizden birisi değilse gelmeyin arkadaşlar, yakmayın başınızı.

İlgili Yayınlar

18 yorum

  1. Tıp okuyan bir arkadaşımdan biliyorum bunları. :) Mesela o ne zaman müsaitse o zaman görüşürüz. Ve o istediği anda benimle iletişime geçer. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla biraz garip gibi duruyor ama öyle bir sıkışıklığımız var. Misal ben hiç bir şey yapmıyorum ama her zaman meşgulüm.

      Sil
  2. Telif hakkı yoksa ben de PDR ile ilgili yazmak isterim bir tane :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok canım ne telif hakkı, yaz gitsin. :)

      Sil
  3. Zor yanları o kadar bastırmış ki, iyi taraflarını konunun hangi tarafında anlattığını farketmedim :D . Ben Tıp hedefledim, ailem de destek veriyo. ancak maddi durum biraz engel oluyomuş gibi geliyor. Acaba ben Tıp okurken parttime iş çalışabilirmiyim? Dersime etki edermi? Sorumu yanıtlarsanız sevinirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası parttime ne iş yaptığına bağlı. Ben hiç bir işde çalışmıyorum çünkü dersleri bile zor götürüyorum. Garsonluk vs gibi her gün gidip işte olman gereken bir işte çalışamazsın çünkü her gün okul var ve her tıp fakültesinin devamsızlığı var. Derslere girmezsen de mutlaka fakültenin ya da sınıfın gerisinde kalıyorsun. Fakat özel ders vermek vs gibi işler yapabilirsin. Benim bir çok arkadaşım liseli öğrencilere özel ders veriyor. Parası da garsonluk vs gibi işlere göre gerçekten iyi. Tıp fakültesinde okuduğun için de öğrenci bulmakta zorlanmıyorsun genelde.

      Sil
  4. Merhaba,ben tıp tercih edip etmemek konusunda çok kararsız kaldım çünkü sıralamam pek iyi değil tıp için ve karsta adıyamanda tıp geliyor. Sizce şehrin ve üniversite adının çok önemi var mı tıp fakültesi için

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. BIRKIN ABİ YAAA. tıp yani...ADI BİLE YETER.tıp puanı aldık da fakülteye girdik te varsın başımız yansın.En büyük hayalimdir tıp okumak

    YanıtlaSil
  7. Bir çok öğrenci gibi benim de hayalim tıp okumak fakat kazandıktan sonra başarısız olma korkularını çokça taşıyorum. Şuan fen lisesindeyim ve çevrem tıp okuyabileceğimi söylüyor. Ama sırf korkularım yüzünden endişe duyuyorum. Sizce atlatılabilecek şeyler mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Risk almadan sadece karnını doyurabilirsin çok istiyorsan çok verimli çalışacaksın (dikkat edersen çok demedim) ve olacak buna inan. Hiç keyfin mı yok sınavın kötü mü geçti notların berbatmı git en kolayından kaynaklar al ve konunun nasıl yapıldığının ezberini deyil o konunun mantığını anla mesela sinüsü cotancantı tanjant ın ne olduğunu ezberleme onun 30-60-90 dan geldiğini bil ve motive değilsen önünde bir steteskop ve kapında asılı bir önlüğün olsun bak onlara beş dakika hayal kur ve beş dakika sonra beynin seni uyarsın yapmak için verimli çalışmalısın diye ve çalış ve iyi bir doktor ol cidden sevmiyorsan yapma bu kötülüğü kendine nasıl bitirsem bilemedim fakat biraz fazla uzadı kendine iyi bak ve seviyorsan bu mesleği iyi bir doktor ol vicdanlın olsun kendine iyi bak yeniden hoşça kal

      Sil
    2. Aynı şeyi bende yaşıyorum fen lisesine gidiyorum 3. Sınıftayım ama hala mesleğime karar veremedim mühendislik istiyordum sonra doktorluğa karar verdim şimdi fakültenin böylesine zor olduğunu görünce kafam karışıyor ne yapmalıyım?

      Sil
  8. tıp istiyorum doktor olmak istemiyorum İYİ BİR DOKTOR OLMAK İSTİYORUM bu sene mezun oldum ve çalışmadıgım için puanım iyi değildi fakat çevremde emek harcayan çoğu insandan yuksek yaptım bugüne kadar hiç bir zama dokktor olmak isteyip istemediği sorgulama ihtiyacı duymamıştım çünkü kendimi gelecekte doktor olmadan hayal etmek bile.......yoo düşüncesi bile kotu geliyordu taki 1-2 haftaya kadar uzun oldu ve daha uzayacak galiba yazdıklarım ama tavsiyeye gerçekten ihtiyacım var neden böyle hissetmeye başladım bilmiyorum ama galiba ben doktor olmaktan KORKMAYA BAŞLADIM yani anlamıyorum şuana gerçekten isteyip istemediğimi ve doktorluga layık olup olmadıgımı bile kestiremiyorum boşlıkta gibiyim bilmiyourumgülünç olabilir ama sol elim daha azmı hareket ediyo ya ameliyat yapamazsam diye saçma sapan sorularla kafalamaya başladım ruhumu ki saglak oldugum için bunu normaliğinin farkında olsam bile endişeleniyorum .. boyle histmem normalmi yada neden boyle hisediyorom

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük ihitmal doktor olmak istiyorsun ama çok fazla çalışman gerektiğinin farkındasın, ama çalışmak içinden gelmiyor ve hedeflerini küçültmek için doktor olmama nedenleri bulmaya çalışıyorsun kendi kendine

      Sil
    2. bundan eminmisin lazy otter bence oyle değil çalışabilirim ama sürekliliği var mı azmimin ona emin degilim cünkü dotor olmak için degilde hayalettiğim gibi iyi bi doktor olmak için üniversiteyi kazandıktan sonra benim için aslında daha zorlu ve yoğun bi .alışma marotonu başlıyo bunu 6 yıl boyunca yılmadan devam ettirebilme konusundaki kuşkum beni galiba bi adım geriye sürüklüyo ..daha makul bi sebep degilmi

      Sil
    3. Bence kazanabilirsin tıpı, çok isterse herkes kazanır zaten. Seni tanımıyorum ama zeki bir insana benziyorsun demek istiyorum. O zaman çalışman yeter ama işte düzenli çok çalışman lazım. Bu ister istemez insanı korkutuyor bundan ürkmüş olabilirsin diye düşündüm ama asla emin olmama tabi tanımıyorum seni. evet tıpda yopum bir maraton ama bir süre sonra bu senin yaşamın oluyor çok fazla gocunmuyorsun. tabiki hayattan tiksindiğin zamanlar oluyor ama yapcak bir şey yok. sadece kendine sor daha fazla yapmak istediğim bir meslek var mı? kendini tanımaya çalış, yeteneklerini yapabileceklerini falan iyi düşün.

      Sil
  9. kumao...ama bi sorum olcak bloggersın ve sence bu noktada bana danışmalık yapabilecek yol gösterecek kim veya neresi var bi fikrin varmı bazı yazılarını okudum ve sende bana benzeyen bişeyler var bana benzeyen kimseyi tanımadım ama yazdığın bi kaç şeybana kendimi anımsattı ve bu sorunu bana benzeyen bi başka biri nasıl çözerdi diye merak ediyorum msence ..ben sen olsaydın sorgulamaya nereden başlardın ve nasıl başlardın ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben olsam önce kendimi tanırdım, kendime yalan söylemekten vazgeçerdim. Ben topluma uymak, aileme daha iyi bir çocuk vs olmak için kendimi mutsuz olacağım bir yola soktum. Girdiğim yolda karar benimdi o yüzden artık mutsuz değilim ama çok uzun süre mutsuzdum belki de mutsuzluğu alıştım küçük mutluklar bana çok geliyordur artık bilmiyorum. İstediğin hayat nedir, nelere katlanırımdan çok neleri istiyorum diye düşün mail at bana konuşmak istersen oradan konuşalım.
      mailim mertkytrk@gmail.com
      Ben önce yalansız kayıtsuz şurtsuz kendini tanı derim.

      Sil