Börek, Kedi, Father John Misty

20:25


İki günlüğüne eve geldim. Kafamı dinlemek için, annemi özlediğim için, bir kaç işimi halletmek için.
Otobüs beni yollarda süründürdüğü için, dün gece çok geç vardım eve ama annem sağolsun yatmayıp gelişime yakın yemekleri ısıtmış. Geldiğim saate bakmadan da çatlayana kadar yedim.
Daha önce yazdım mı bilmiyorum, yazdıysam da tekrar yazayım. Hayatımın her şeyin yolunda olduğu ama hiç bir şeyin olmadığı dönemlerinden birine daha girdim sanırım. Yılda 3-4 kere geliyor böyle dönemler. Büyük bir bok yiyerek çıkıyorum bu dönemlerden. Bilerek mi yapıyorum her zaman yoksa denk mi geliyor hiç bir fikrim yok; belki de bilinç altım beni yönlendiriyordur bilmiyorum. O kadar sıkıcı bir dönemdeyim ki şu aralar en büyük derdim, ders dinleyememek diyeyim siz anlayın.
Ayriyeten bu aralar kendimi çok yüce gönüllü, affedici falan gibi hissediyorum. Hayır bir boka çare olduğum yok öyle bir his işte, nereden geldi ben de bilmiyorum.
En yakın arkadaşımla aramda sorunlar var sanırım. Sorunun ne olduğunu bilmiyorum ama uzak duruyor, bende yaklaşmıyorum. İletişimsizlik, sevgisizlik oluştu aramızda. Ona karşı yanlış bir hareket yapmadığım için de gidip konuşan ben olmak istemiyorum. Bu aralar o her şeye karşı isyanda, herkes sinirini bozuyor. En son ortak bir arkadaşımızla arası bozuldu, çok fazla alınmaması, her şeyi üstüne almaması gerektiğini söyledim. Bana da sinirlendi sanırım, ona hak vermedim diye düşündü. Hak veriyorum ama bu kadar sinirli, öfkeli olmasını anlamıyorum. 
Ablam kedi sahiplenmiş, sürekli beraber fotoğraf çekip atıyor. Bende çok istiyorum, ismini ne koyacağımı bile düşündüm. Grimes, Tina ya da Patrick olacak. Çok saçma insan ismi gibi duruyorlar bu isimler biliyorum, direk Sütlaç da koyabilirim. Balığım vardı Sütlaç isminde, bir de kaplumbağam düğme adında. Hep kedi istediğimi söylüyorum ama bir türlü kucağıma alamadım bir tane tüy yumağı. En son bir veterinere gidip sordum sahipsiz bir kedi var mı diye ama yokmuş. Parayla da satın almak istemiyorum açıkçası. 
Evdeyim, blog yazıyorum, Father John Misty'nin son albümünü dinliyorum; az önce 4 tane börek yedim, çay içtim. Kötü bir şey yok ya.
Sanki olması gerekiyor gibi.

İlgili Yayınlar

3 yorum

  1. Patrick iyiymiş de insan ismi pek olmuyor dediğin gibi. :D Umarım bir kedi bulun artık. Bizim apartmanın önün de kedi vardı sabah gördüm arkadaşın yanına giderken kedi yavrusu böyle gözünü zor açıyor bir gözü kördü :( aksam eve geldim hala orada gözlerim doldu yavruya... Bizimkiler kızmasa eve çıkaracaktım, elden ne gelir...

    YanıtlaSil
  2. Böyle dönemler iyidir. Aslında hayat okuldan sonra hep böyle. Sıfır aksiyon. Sıkıcı mı ne?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçsin her dönem geçsin ama güzel dönemlerde gelsin

      Sil