Birlikte Kaçalım | Hikaye

17:56


#Not: Bu hikayeyi neden yazdım bilmiyorum.
##Not: Sonunu getireceğim umarım. Belki de seri olur. Umarım okursunuz,



- Bölüm 1 -

Yorganının altında nefes almanın bu kadar zor olacağını hiç tahmin etmemişti Aylin. Annesi, babası, abisi ve küçük kardeşinin uyuduğundan emin olmak için giyinik bir şekilde bir buçuk saattir yorganın altında uyuyor numarası yapıyordu. Yeterli süre beklediğinden emin olduktan sonra yorganın içinden bir hışımda kalkıp, odasının kapısına yöneldi. Mümkün olduğunca sessiz bir şekilde kapıyı açıp odasından dışarı koridora çıktı. Hemen kendi odasının yanında ki küçük ergen kardeşinin kapısını da işini garantiye almak için yaklaşık 10 saniye dinledi. Onun odasından da ses gelmediğini fark edince herkesin yattığından iyice emin oldu. Ergenliğe girdiğinden beri kardeşi herkes yatağına çekildikten sonra sürekli masturbasyon yapmaya başlamıştı. Kimsenin duymadığını sansa da yatağının gıcırtısı tüm yatak odalarından rahatlıkla duyuluyordu. Evde sanki bir antlaşma varmış gibi kimse gece uyutmayan yaklaşık yarım saatlik gıcırdama seanslarını duymamış gibi yapıyordu.
Evlerinde yatak odalarının bulunduğu koridorun sonuna gelmeyi başarınca nefesinin uzun süredir tuttuğunu fark etti ve derin bir nefes aldı. Şimdi evden kaçışın en zor kısmı geliyordu. Yaklaşık 30 basamığı gıcırdatmadan evin alt katına inmesi gerekiyordu. Önce korkuluklardan kaymayı düşündü ama cesaret edemedi. Mümkün olduğunca ses çıkarmadan ve özellikle sondan 4 basamağa dikkat ederek neredeyse hiç ses çıkarmadan merdivenlerden inmeyi başardı. Zor kısımları atlatmıştı. Annesinin geceleri kapıyı kitledikten sonra anahtarı sakladığı peygamber kılıcı saksının içinden kapının anahtarını aldıktan sonra halının üzerinden yürüyerek evin kapısına ulaştı. Halının üzerinden yürüyünce yerdeki ahşap kaplama daha az ses çıkarıyordu. Anahtarı deliğine soktuktan sonra küçük bir klik sesi çıkmasıyla korkudan neredeyse çığlık atacaktı. Anahtar delikte döndürmeden bir dakika boyunca bekledi ve kimsenin yatağından kalkıp kalkmadığını anlamak için evi dinledi. Korkudan bir an babasının merdivenlerden aşağı beysbol sopasıyla indiğini gördüğünü sandı ama hayal gücünün kandırması olduğunu çözmesi uzun olmadı. Sonunda cesaretini toplayıp anahtarı deliğinde çevirmeyi başardı. Bir an korkudan ellerini kontrol edemeyeceğini düşünse de sonunda başarmıştı, kapı açılmış koca dünya kapının eşiğinden kendine göz kırpıyordu. Bu başarı anını fazla abartmadan dışarı çıkıp kapıyı ardından çok sessiz bir şekilde kapattı. Koşmaya başladı, en son ne zaman koştuğunu hatırlamadığı için bacaklarının tempoya ayak uydurmasına sevindi. Hiç bu kadar hızlı koştuğunu hatırlamıyordu, kendisini bekleyen şeylerin heyecanı ve arkasından bırakmaya çalıştığı korkuyla hiç koşmadığı kadar hızlı koştu. Gecenin serinliği tatlı tatlı yüzünü yalıyordu. Sokakta kendisinden başka kimse yoktu, spor ayakkabıları tüm sokağı pat pat sesleriyle dolduruyordu. Yorulmaya başlayınca koşmayı bırakıp hızlı tempoda yürümeye başladı. 10 yıldır yaşadığı mahallenin gece vakti çok güzel göründüğünü düşündü, ya da olayın heyecanıyla böyle hissediyordu karar veremedi. Aylin'in emin olduğu bir şey varsa o da küçüklüğünden beri gece vakti şehir ışıklarına bakmaya hayran olduğuydu. Onun için ailesiyle tatile çıkmanın en iyi yanı, tatile dönüşü otobandayken arabanın içinden şehrin siluetinin izlemekti. Her evden sokak lambasından çıkan ışığa ayrıntıyla bakar kendi kendine hikayeler uydururdu; sokak lambalarının altında ailesinden izin almadan gece vakti saklambaç oynayan çocukları, gecenin bir vakti odasında kendi kendine vakit geçiren kendi gibi gençleri düşünmek hoşuna giderdi. Nedenini kendi de bilmiyordu ama böyle zamanlar kendini çok yalnız hissederdi, belki de manzaranın güzelliği ve büyüklüğü kendinin ne kadar küçük ve önemsiz olduğunu hissettirirdi.  
Arkadaşı Rozalin ile bulaşacakları noktaya yaklaştıkça Rozalin'in sevgilisinin arabayı kenara çekmiş otobüs durağında kendini beklediklerini fark etti. Daha da yaklaştıkça Rozalin ve sevgilisinin öpüştüklerini fark etti. Bir anda istemeden heyecanlandığını ve daha dikkatli baktığını fark etti. Rozalinin sevgilisi Mehmet'in kafası neredeyse Rozali'nin uzun simsiyah saçları arasında kaybolmuştu. Mehmet bir eliyle Rozalinin elini tutuyor bir eli de saçlarını okşuyordu, Rozalin'in elide oğlanın omzunun üstündeydi. İlk defa arkadaşını ve sevgilisini bu kadar yakınlaşmış görüyordu, acaba ne kadar ileriye gitmişlerdir diye düşündü.  Aylin'in çoktan otobüs durağına vardığını ve istemeden izlediğini fark etmesi uzun sürmedi. Mehmet'in Aylin'in ayak seslerini duyması ve Rozalin ile öpüşürken Aylin ile göz göze gelmesi Aylin'in hayatında ki en utanç verici anlardan birisiydi. Mehmet'in birden kızardığını fark etti. Mehmet iterek Rozalini kendinden ayırdı. 
Rozalin güzel bir rüyadan uyandırılmış gibi rahatsız bir şekilde aniden oğlanın yüzünden kendi yüzünü ayrırak 'Ne oluyoruz ya' diye bağırdı.
Mehmet'in yüzü hala kıpkırmızıydı ama 'Aylin gelmiş canım' diyecek cesareti bulabildi kendinde.  
Rozalin her zaman ki sakin ve rahat tavırlarıyla 'Sonunda geldin Aylin, ağaç ettin bizi burada.' dedi.
'Hiç de ağaç olmuşa benzemiyorsun Rozcuğum ama sen yine de kusura bakma. Evden çıkmam çok zor oldu. Bizimkiler bir türlü yatmayı bilmedi. Sen gelebildiğime dua et.'
Rozalin bir anda oturduğu yerden zıplayarak, arabanın ön koltuğuna oturdu. 'Aman her neyse gidelim artık, daha fazla geç kalıp bir şarkı daha kaçırmak istemiyorum. Bu grubu uzun zamandır bekliyorum, ne olur kaçırmayalım ne olur.' dedi.
Biraz önce yaşanan olaydan tek utanmış kişi Mehmet gibi gözüküyordu. Rozalin hiç umursamazdı zaten böyle şeyleri, hiç bir zaman utangaç bir kız olmamıştı. Aylin'de kızarmıştı ama Rozalin'i ilk defa bu şekilde görüyor değildi. Aylin, Rozalin ve Rozalin'in eski sevgilisi Burak ile Rozalin'in odasında ister istemez çok vakit geçirmişti. İlk zamanlar Rozalin ve sevgilileri yanında öpüşüp koklaşmaya başlayınca rahatsız oluyordu ama ister istemez duruma alışmaya ve birbirlerini yemeye çalışan iki insanın yanında kendi işleriyle meşgul olmayı öğrenmişti. 
Mehmet direksiyonun başına, Aylin'de arka koltuğa Rozalin'in hadi çabuk olun hadi çabuk olun naraları eşliğinde oturdular. Grubun çıkacağı bar, şehir merkezinde Aylin'in mahallesinden 30 dakika uzaklıktaydı. Mehmet'in gaza basmasıyla Rozalin grubun cdsini takmış en sevdiği parçayı bulmuş, bağıra bağır eşlik etmeye başlamıştı. Aylin çok fazla konuşmanın olmayacağını yolculuğa başlar başlamaz anladı. Normalde yolculuklarda sohbet etmeyi severdi ama Rozalin'den şarkı söylerken hayır gelmezdi, Mehmetle ise tanışıyor bile sayılmazlardı. Çocuk Rozalin ve Aylin'in lisesinde okumuyordu ve kendilerinde 2 üst sınıftı; ortak noktaları yok gibiydi. Dikiz aynasından ister istemez Rozalin'i ve daha çok Mehmet'i incelemeye başladığını fark etti. Mehmet'in Rozalin'in her zaman çıktığı tiplere benzemediğini fark etmesi çok uzun sürmemişti. Rozalin kendini beğenmiş, maço tiplerle sevgili oluyordu genelde ve bu tiplerin Rozalin ile öpüşürken Aylin tarafından görüldüklerinde kızarma gibi yetenekleri olduğu söylenemezdi. Daha çok bir kızla öpüşürken diğerine gizli gizli göz kırpacak tiplerden olurlardı. Mehmet'in nasıl oldu da Rozalin'in gönlünü çeldiğini merak etti. 
Yaklaşık 10 dakika süren sessizliği Mehmet bozmuştu. 
Mehmet 'Sen hangi bölümü seçtin Aylin.' dedi.
'Sayısalı seçtim. Aslında Eşit Ağırlık istiyordum ama annemler pek seçme hakkı tanımadılar açıkçası. Sayısalda daha çok meslek varmış falan annem hiç yakamdan düşmedi tercih zamanı.'
Kendini müziğe kaptırmış olan Rozalin bölümler hakkında konuşulduğunu duyar duymaz atladı muhabbete.
'Ne eşit ağırlığı ya, sayısal seçmesen keserdim seni Aylin. Senden farklı sınıfta olursam seni de, kendimi de, müdürü de keserim ha.' dedi, hınzır bir şekilde.
Aylin 'İkimiz de sayısalı seçtik ama aynı bölüme düşeceğimiz kesin değil ki? 5 tane sayısal sınıfı var Rozcuğum. Bensizliğe alışsan iyi edersin.' dedi.
'Kızım bizi kimse ayıramaz diyorum anlamıyor musun' diye bağırdı Rozalin ve arkaya dönerek Ayline' sarıldı birden. Aylin'de arkadaşının bu coşkulu hareketlerine çoktan alıştığı için o da hemen uzanarak en iyi arkadaşına sarıldı.
Mehmet 'Kıskandırdınız kızlar. Sevgi selinizi bölmek istemem ama haberiniz olsun geldik Kip's'e'. dedİ.
Tarsus'da ki adam akıllı bir kaç bardan biriydi Kip's. Diğer barlar gibi büyük değildi, ama küçük gruplar gelip çalıyordu. En önemli özelliğiyse polis tarafından çok baskın yapılmadığı için çalışanlar yaş sınırını pek takmıyorlardı. Eğer birazcık olgun gözüküyorsan bara girmen hiç de zor değildi. Rozalin geçen yıldan beri bara girip çıkıyordu ama Güvenlik Aylin'nin bu sene içeriye girmesine izin vermeye başlamıştı. Rozalin'in daha çabuk olgunlaştığı su götürmez bir gerçekti. Aylin'in içeriye girmediği zamanlar Rozalin barı çok büyülü bir yer gibi anlatıyordu ama bir kez içeri girince Rozalin'in abarttığını anlaması çok uzun sürmedi. 
Sorunsuz bir şekilde barın içine girmeleriyle Rosalin'in çığlık atması bir oldu. Çoktan sahnede olması gereken gruptan eser yoktu. İçeri de ki insanların yarısı somurtkan bir şekilde masalarında oturuyor bir diğer yarısı da dışarı çıkmak için itişip kalkışıyordu. Aylin kapıdan adımı atar atmaz bir mekanda gergin bir hava olduğunu sessizmişti. Normal olarak bir gurubun sahneye geç çıkması ya da hiç çıkmaması sırf gurubu dinlemek için ayaklarına kadar gelmiş insanları mutsuz ederdi. Rosalin sinirden kudurmuş bir şekilde sağa sola çatmaya başlayınca, Aylin hem kendi de merak ettiği için hem de Rosalin'in daha fazla raydan çıkmasını engellemek için barmenin yanına gitti. 
'Bakar mısınız, X grubu bu gün sahne almayacak mıydı? Saati veya günü mü değişti?
Sürekli aynı soruyu cevaplamaktan sıkıldığı belli olan barmen ağzının ucuyla 'Size mesaj gelmedi mi? 1 saat önce konser iptal edildi. 
Aylin de konseri dinlemeyi çok istiyordu, o da sinirlenmişti fakat ses tonunu kontrol etmeye çalıştı. Yarı sinirli bir şekilde 'Hayır, bize mesaj falan gelmedi, peki konser neden iptal edildi?'
Barmen 'Grup ile mekan arasında son dakika anlaşmazlığı çıktı, grupta sahneye çıkmak istemedi. Şimdiye İstanbul yolunu yarılamışlardır. Kusura bakmayın.' dedi. Ve arka tarafta ki odaya geçmek için dönmüş adım atacakken Mehmet birden bağırdı.
'İyi hoşta birader, bu biletlerin parası ne olacak?
Oflaya puflaya geriye dönen Barmen 'Maalesef bilet parasını geri ödeyemiyoruz ama biletinizi başka bir konserde kullanabilirsiniz.' dedi.
Gergin mekanda beklemekten iyice gerilen Rosalin barmenin cevabıyla iyice çileden çıktı. 
'Biz başka grubu dinlemek için o biletlere para vermedik. Grubu getiremiyorsanız, paramızı iade edin. Keriz mi sandınız bizi' diye bağırdı. Birden celallenen Mehmet'de Rosalin'e katıldı ve birlite barmene bağırmaya başladılar. Aylin ise Rosalin'in tek başına iyice idare ettiğini düşündüğünden barmen ile ağız dalaşına girmeyi istemedi.
Bağırış çağırışın iyice uzamasından sıkılan barmen sinirli bir şekilde 'Yaşınızın yetmediği bara gelmiş birde ahkam mı kesiyorsunuz? Biletinizi başka konser için kullanabilirsiniz dedik işte, daha falza bağırıp çağırıp, mekanda olay çıkartmayın' dedi.
Yaş lafının geçmesiyle Mehmet, Aylin ve Rozalin birden gerildiler. Mehmet ve Aylin sustular ama Rosalin geri adım atacak gibi görünmüyordu. En çok gerilen ise ailesinin öğrenmesinden en çok korkan Aylin oldu. Evden gizlice kaçıp bara geldiğini öğrenseler annesi ve babası ne yapar diye düşünürken bile afakanlar basıyordu. Bu kadar çok korkarken neden konser için bir sürü tehlikeye atıldığını kendi bile tam bilmiyordu. Ama en büyük nedenin yaşamaya çalışmak olduğunu biliyordu. Kabul etmek istese de istemese de hayatını hiç bir zaman Rosalin gibi yaşayamayacaktı, hiç bir zaman o kadar umursamaz ve bencil olamazdı. Ama kesin kes emindi ki annesi gibi de olmayacaktı. Hayatı sadece işi ve ailesi olan annesi hiç bir zaman tamamen mutlu gözükmüyordu. Gülümserdi ama gözlerinin içi gülmezdi. Her zaman huysuz, her zaman hayat enerjisi içinden çekilmiş gibiydi. Aylin bazen annesinin hoşlandığı tek şeyin ev temizlemek ve kurallara uymak olduğunu düşünürdü. Aylin annesine çok benzediğini fark ettiğinden beri daha önce hiç yapmadığı şeyleri yapmaya başladı. En büyük değişimi ise Rosalin ile arkadaş olmak oldu. Aynı ortaokul ve lisede okumalarına rağmen Rosalin ile değil arkadaş olmak, konuşmazdı bile. Lisenin başında konuşmaya başlamışlar, yaklaşık 6 aydırda arkadaştılar. Annesi ve babası Aylin'de ki değişiklikleri fark ediyorlardı ama kızlarında ki karakter değişimini liseye geçmesine, ortam ve arkadaş değişikliklerine bağlıyorlardı. Rosalin'in Aylin'in ailesi tarafından pek hoş karşılanmıyordu. Rosalin'de bunu kendisine karşı direk ters bir tavır almamalarına rağmen Aylin'in ailesiyle karşılaşınca aradaki gergin elektriği hissediyordu. Aylin'in de durumun farkındaydı ama bu sessiz anlaşmayı bozmaya niyeti yoktu. Açıkçası özellikle annesinin Rosalin'den hoşlanmamasından gizli bir zevk alıyordu. Rosalin, Aylin'in annesine dönüşmesini engelleyen gizli formüldü. Ros'a ne kadar sıkı tutunursa, ileride annesine dönüşmeyeceği ve mutlu olacağına inancı artıyordu. Çünkü annesine çok benziyordu, çünkü annesi çok mutsuzdu ve ona dönüşmekten ölesiye korkuyordu.
Aniden fark etti Aylin yine en olmadık zamanda kendi düşüncelerinde boğuluyordu. Gözlerini duvarda pahalı şarapların sergilendiği yere bakarken buldu. Bir kaç saniye sonra yine bağırış çağırış içinde yavaşça ortamın atmosferi tarafından yutulduğunu hissetti. Gerçekliğe dönmeyelim diye düşünürken önce Ros'un transparan siyah gömleğine oradan da olaya gözlerini kaydırabildi. Ros tipik olarak tartışmayı kazanana kadar susmamaya ant içmişti. Ama planları istediği gibi gitmedi, Mehmet birden Ros'u kolundan tutup onu dışarı çıkardı. Aylin de tartışmanın dışarıda devam edeceğinden emin bir şekilde arkadaşlarının ardından acele ederek dışarı çıktı. Mehmet ile Rosalin bir yandan birbirlerine bağırıyorlar bir yandan da arabaya doğru yol alıyorlardı. Onlar koltuklarına oturduktan sonra Aylin'de hızlı bir şekilde tartışmada arada kaynayıp unutulmamak için arka koltuğa hızla attı kendini. Ros ve Mehmet de tartışmalarına araba da devam ediyorlardı.
'Gerizekalı kolumu acıttın, adamdan paramızı almaya çalışıyordum.' diye bağırdı Rosalin.
Mehmet 'Bizi dışarı attırsa daha mı iyiydi. Adama bağırmayı bir türlü kesmedin, biletin parasını veremeyiz diyor adam işte ne uzatıyorsun? Hem sanki başka konsere para verip gelmeyecekmişsin gibi davranıp durma' dedi.
Rosalin 'Ben mi uzatıyorum, sen kendini savunmaktan acizsin asıl' dedi. Aciz lafını duyduktan sonra gözleri büyüyen Mehmet lafını söylemeye hazırlanıyordu ki Aylin tartışma daha da büyümesin diye özellikle lafını kesti.
Aylin 'Yeter artık arkadaşlar, tartışıp durmayın yapacak bir şey yok. Daha fazla bağırış çağırışı kaldırmayacak kafam benim. İlk önce beni bırakın da annemler fark etmeden eve gireyim.' dedi
Aylin'in lafından sonra susan ikili birbirlerine kötü kötü bakmaya devam ettiler ama aralarında gizli bir anlaşma varmış gibi sözlü tartışmayı sonlandırdılar. 
Barın boğucu havasından çıkıp yeniden hareket ediyor olmak Aylin'e iyi gelmişti. Tartışmanın bitmesiyle arabanın içine de sessizlik çökmüş, saatinde iyice geç olmasıyla sokaklarda hiç araba kalmamıştı. Aylin bir elini pencereden dışarı çıkarıp rüzgarı teninde hissetmeye çalıştı. Biraz önce yaşanan hengamede terleyen Aylin, gecenin serinliği ve rüzgarın yardımıyla rahatlamaya çalışırken bir yandan da eve tekrar nasıl sessizce gireceğini düşünüyordu. Evin arkasından açık bıraktığı odasının penceresinden tırmanabilirdi, birine yakalanma ihtimali daha düşüktü ama düşüp kalçasını kırma ihtimali çok daha yüksekti. Biraz düşündükten sonra kalçasını kırma riskini göze alamayarak eve çıktığı gibi girmeye karar verdi. Nasıl sessizce çıkmayı becerdiyse sessizce içeride girebilirdi pekala. Ortada hiç bir konserin olmamasına, aldığı tüm riskler boşunaymış gibi gözükse de Aylin evden kaçtığına hiç pişman değildi. Gerilim ve heyecan yeni yeni tanıştığı hislerdi ve bu duyguları kolay kolay elinden bırakmaya niyeti yoktu. İlk defa yaz kursunu Roz ile beraber kırdığından beri sonuçları çok kötü olmayacak küçük maceralara çıkıyordu. Kursu asmakla başlayan küçük kaçamaklar, gündüz vakti ailesinden izin almadan dışarı çıkmaya, sevmediği halde babasının sigara paketinden sırf hınzırlık için sigara çalmasına kadar vardı. Çaldığı ilk sigaranın dumanını içine bir iki kere çektikten sonra öksürme krizine girince atmış ikinciyi ise hiç yakmadan kırıp fırlatmıştı. Şimdilerde arada sırada Roz ile birlikteyken ona eşlik etmek için içiyordu ama dumanı ciğerlerine çekmemeye dikkat ediyordu. Gecenin bir vakti evden gizli gizli kaçmak ise kendi için de yeni bir leveldi. Daha önceleri yapmayı aklından bile geçirmeyeceği şeyleri hiç düşünmeden yaparak kendini de şaşırtıyordu. Fakat gece vakti evden kaçma tamamen farklı bir olaydı. Konserin kesinleşmesinden itibaren Ros ile gidip gitmemek konusunda çok tartışmıştı; farklı bir tartışmada kafasından dönüyordu aynı anda. Ros'a kesin olarak geleceğini söyleyip biletleri alsa da giyinip yatağa girmeden önce kafasında hiç bir şey kesin değildi. Kendini her an planları iptal edecek şekilde ayarlamıştı, Ros'a gelmemek için uyduracağı bir kaç planı bile hazırdı. Gece vakti evden kaçmak yakalanınca büyük sonuçları olacak bir durumdu, annesi ve babasının güvenini kaybedeceği kesindi, büyük ihtimal babasından okkalı bir tokatta da yerdi, evden uzun bir sürede okul haricinde dışarı da çıkamazdı. Neden bu riskleri göze aldığını kendi de bilmese de, yaşama heyecanının ağır bastığını düşünüyordu. Otorite figürlerine karşı gelmek onun için paha biçilemez bir zevk olmuştu. Bazen kendine de itiraf edemese de, bu gizli zevk zamanla içinde yeşermiş ve çoktan serpilmeye başlamıştı.

İlgili Yayınlar

8 yorum

  1. Güzel yazmış ve Aylin'in duygularını çok iyi aktarmışsın özellikle, bu hissi tam olarak biliyorum.:)

    YanıtlaSil
  2. Devamını bekliyorum, güzel olmuş. ^^
    Benim de Aylin gibi hissettiğim çok oluyor ama onun kadar cesaretli değilim. T_T

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim, Merdiven Çocuk. Olumsuz eleştirilerin varsa da duymak isterim. ^^

      Sil
  3. Güzel yazıymış devamı gelmeli. Aylin de ne aksiyonu seven kızmış öyle..

    YanıtlaSil
  4. Baya sevdim. Devamını bekliyorum heycanla

    YanıtlaSil
  5. Baya sevdim ve devamını bekliyorum. Yalnız anlatım biçimini ele alman lazım ve paragraf araları hayat kurtarıcıdır. Birde kurguyu kafanda oturttuktan sonra yazarsan daha kolay olur her şey;)

    YanıtlaSil