Frankenstein | Kitap Yorum - İnceleme

21:40


Frankenstein'i bilmeyenimiz yoktur sanırım. Kendileri bir insan tarafından sıfırdan yaratılan tek canlı varlıktır. Ben Frankestein'i kitabı okumadan önce cüceler, elfler, öcüler gibi anonim bir yaratık sanıyordum. Ama meğerse Frankenstein Mary Shelley adlı bir yazar tarafından yaratılmış bir karaktermiş. Aynı zamanda ben yaratığın adını da Frankenstein sanıyordum ama yaratığın adı sadece ''yaratık'' imiş, yaratıcının ismi ise Victor Frankenstein'mış.
Evde babamın kitaplığını karıştırdığımda buldum kitabı, bir hızla okumaya başlasam da elimden bırakmamda çok kısa sürdü. Kitap hiç beklediğim gibi bir korku gerilim hikayesini anlatmıyordu. Tanrı, insan, vicdan ilişkisine dayanan; insanın doğasıyla ilgili gözlemler ve incelemeler içeren bir kitaptı. Kitabı 2-3 hafa sonra tekrar elime aldım ve bu sefer bitirdim. Frankenstein ve yaratık arasında geçen uzun konuşma, yaratığın kendi ağzından anlattığı bölümler ve yaratığın attığı son tirat kitabın pik yaptığı bölümlerdi. 
Victor Frankenstein küçüklüğünden itibaren doğa bilimlerine merak salan ve kendisinden her zaman büyük işler beklenen bir çocuk olmuş. Öğrenim hayatının ilk aşamasını bitirince, doğa bilimleri üzerine uzmanlaşmak için zengin olan ailesinin yardımıyla İsviçre'den Almanya'ya üniversite okumaya gider. Fakat Victor üniversitede beklediğini bulamaz. Doğa bilimlerinin daha karanlık daha etkileyici tarafları olan simya gibi bilimler onu tatmin etmektedir. Fakar Victor'un öğrenmek istediği bir çok konu, ders hocalar tarafından ortaçağdan kalma hurafeler olarak görülmektedir. Üniversite de gece gündüz durmadan çalışan Victor, derslerde öğretilenlerin  çok üstünde bir bilgiyle okuldan mezun olur. Okuldan sonra yapacağı ilk iş büyük projesine başlamak olacaktır. Yaratığı yapmaya çalışırken kendini tüketir ama başarı ve gurur gözünü kör ettiği için işlerini yarı yolda kesemez. Sonunda istediğini elde eder ve yaratığına hayat vermiştir. Fakat hiç bir şey istediği gibi gitmeyecektir. İlk nefes aldığı andan itibaren nefret eder yaratıktan. Nefes aldığı anda, gözleri açılır Frankenstein'ın ve karşısında gördüğü ucubeden sınırsız bir tiksinti ve korku duyar. Tüm çalışmalarını ve yaratığı da arkasında öylece bırakarak kaçar.
Yaratık ve Frankenstein elbette bir daha karşılaşacaktır. Geçen zaman içinde Frankenstein yarattığı ucubenin korkusuyla yaşar. Arkasında öylece bırakmıştır, bilinmezlik ve yarattığın iğrençliği kendini yer bitirir. Yaratık ise sudan çıkmış balıktan beter durumdadır. Gözlerini açtığı dünyayı kendi başına keşfetmek zorundadır. Derin ormanlarda yaşar, karnını yabani meyvelerle doyurur. İnsanlarla ilk karşılaması tam bir faciadır, uzun bir süre boyunca neden insanların ona bu kadar acımasız ve gaddar davrandığına anlam veremez. İnsanları gözleyerek öğrendikçe ve bilgilendikçe her şeyi kavramaya başlar. Kendisi çirkindir, farklıdır ama en az diğer insanlar kadar sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardır. Yalnızlığını, sevgisizliğini dindiremedikçe öfkesi ve nefreti büyür, yaratacısına karşı sayısız intikam yeminleri eder. 

İlgili Yayınlar

1 yorum

  1. Sanırım ben frankenstein'in yaratığıyım aşfadsasdg

    YanıtlaSil