Konuk Yazar: Bir Müslümanın Dilinden İslam

18:57


Merhaba arkadaşlar, İslamı Eleştiren Müslümanlar adlı İslamı eleştiren bir yazı yayınlamıştım. Yazıyı okuyan baya kişi oldu ama yayınladığım ilk saatlerde maalesef yorum gelmemişti; üzerinden biraz zaman geçtikten sonra bloguma gelen en uzun ve üzerine düşünülmüş yorumla karşılaştım. 
Yorumu yazan Ahmet Culum adlı kullanıcı ve kendisinin de Bir Filizofun Defteri adlı bir blogu var, 'bu linkten' blogu ziyaret edebilirsiniz. Kendisinden yorumunu blogda yazı olarak yayınlayabilir miyim diye izin aldım, oda izin verdi. Bu kadar uğraşılmış bir yazının yorumlarda hiç okunmadan araya gitmesini istemedim açıkçası.
Yazıyla ilgili düşüncelerimi bende bir yazıyla cevap vereceğim ama siz konu hakkında daha fazla fikir sahibi olmak istiyorsanız önce benim yazımı (link) sonrada Ahmet Culum'un yazdığı bu yazıyı okuyabilirsiniz. Yazıyı hiç değiştirmeden direk yayınlıyorum.
Öncelikle yazıda bazı yerlerde haklı olduğun bir gerçek bunu kabul ediyorum. Bu yazıyı yazmanda bir Müslüman olarak hiçbir sakınca görmüyorum. Ki bu yazıyı yazdın diye sana hakaret etmek veya  tepki vermekte yobazlıktan öteye gitmez. Ancak yanlış anladığın bazı durumlarda var ki bunu söylemek istedim. Dinlersin veya dinlemezsin dikkate alırsın veya almazsın o sana kalmış bir şey. Ama eğer ki biz senin yazılarını bugüne kadar okuduysak demek ki seni dikkate almışız demektir. Umarım bir kırılma veya İncilme olmadan yazdıklarımı dikkatlice okursun. inanırsın veya inanmazsın o sana bağlı tabi, ama ben yine de yanlışları söyleyeyim.
Öncelikle IŞİD konusunda bahsettiğin ve tüm anlattıklarında bir yanlış var. IŞİD sadece gayrimüslimleri değil, Müslüman olanları da ne yazık ki aynı vahşetle öldürüyor. İslam hiçbir şekilde öldürmeye ve bile isteye cana kasta izin vermemiştir. Peygamberimiz İslam davasını savunmaya başladığı yıllarda hiçbir zaman insanlara karşı bir zulüm ve hakarette bulunmamış ve onlara karşı bir kin besleyerek savaş açmamıştır. Eğer birazcık İslam tarihi okursan bu dönemlerle ilgili önemli bilgiler elde edebilirsin. Müşriklerin ona yaptığı baskılara ve işkencelere her zaman sabretmiştir. İslamın hoşgörülü bir din olmadığını beyan ediyorsun fakat bunu çevrende gördüğün Müslümanın görünen anlamsız beyinlerden dolayı söylüyorsun. Müslüman kusursuz değildir olamaz da ama onun bir hatasını görüp de bu sebeple islamı suçlamak doğru değil.  Nisa süresinde bahsettiğin o ayetin öncesi var. Kuran-ı kerim bir bütündür ve onun sadece bir ayetini alarak hüküm vermek yanlış olur. O ayetten önce neler anlatılmış bir bakmanı öneririm. Müşrikler peygamberimize karşı gizliden gizliye plan kurarak ona eziyet ediyorlar ve savaş açıyorlar bunun üzerine nisa süresindeki bu ayetler iniyor. Şimdi burada sana sorayım sana bir kişi saldırsa öylece durup bakar mısın yoksa karşılık mı verirsin?  Pek tabi ki bunun cevabını ikimizde biliyoruz. Bilmediğin bir konu da var ki peygamberimiz, yıllarca islam’ı hoşgörü içinde yaymaya çalışmış, türlü hakaretlere ve saldırılara maruz kalmış ve yine de sabretmiş bir karşılık vermemiştir.  Müslümanlara boykot uygulanmış yiyecek yemek ve içecek su bile verilmemiştir o dönemde. Ama onlar yine de sabretmişler ve herhangi bir savaşa girişmemişlerdir. Ta ki kendilerine bir hücum edilene kadar ve senin örnek gösterdiğin NİSA süresi 89. Ayetin başlangıcı olarak Nisa süresi 71. Ayette Ey iman Edenler! (Düşmanlarınıza karşı korunma) ve savunma tedbirlerinizi alın. Sonra (düşman üzerine) duruma göre ya bölük bölük veya hep birden seferber olun. Ayeti gelene kadar…
O bahsettiğin ayetin başlangıcı bu, bu ayette tamamen senin kattığın anlam dışında bir anlam var, buraya dikkat etmeni ve bu ayetten başlayarak anlatılanları dikkatlice okumanı tavsiye ederim. 
Diğer ayete gelecek olursak Maide süresi 33. Ayeti okumuşsun ama bir önceki ayeti okumamışsın anladığım kadarıyla, yazdığın bu ayetin bir öncesinde ise şöyle deniliyor.
MAİDE süresi 32. Ayet : Bunun için İsrailoğullarına kitapta şunu bildirmiş idik: «Her kim bir kişiyi, bir kişi karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.» Andolsun ki, peygamberlerimiz onlara apaçık delillerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu, bütün bunların arkasından hala yeryüzünde bozgunculuk ve cinayette çizgiyi aşmaktadırlar. 
Gördüğün gibi bu ayette anlatılanlar senin yazdığın ayetin bir önceki yani 33. Ayette geçen bozgunculuk ifadesi bir önceki ayette anlatıldığı gibi bir kişiyi suçsuz yere öldürmek manasında kullanılmış ve burada bu yapanlara nasıl bir ceza verileceği anlatılmıştır. Maide süresi 32 ayette denildiği gibi İslam bir insanı öldürmenin, bütün insanlığı öldürmek olduğunu söylemiştir. Yani buradan anlayacağın gibi IŞİD senin bahsettiğin gibi doğru bir şey yapıyor ifadesi kuranda geçen bu ayetlere uymuyor. Buradan çıkartacaksak sonuç şudur ki insanları suçsuz yere öldüren IŞİD’in islamın bu kurallarına göre cezalandırılması gerekir. Ayetleri okurken bir bütün olarak okumanı yine tavsiye ederim. 
‘’İslam hiç bir zaman hoşgörü dini olmadı; başı açık-eteği kısa olan kadınlar, gayler-lezbiyenler, ya da sırf bu yazıyı yazdığım için benim bile öldürülmem İslama ve kurana hiç bir zaman aykırı olmadı.''
Bu yazdıkların islamı akıllıca düşünmeyen ve ona körü körüne bağlanan, peygamberimizi iyi anlamayanların yapacağı bir davranıştır. Üstte de dediğim gibi Müslüman kusursuz değildir, herkesin kendine göre bir Müslümanlığı var ve ne yazık ki bu dediklerini yapacak insanlar islam’ı doğru  anlamayanlardır. Bir şairin dediği gibi ;
Ben kusurluyum, ama İslam değil. 
Bir kusurumu gördüğünüzde, 
beni suçlayın İslamı değil, 
ben kusurluyum fakat İslam değil….
Evet, bizler kusurlu olabiliriz ama İslam değil ve ne yazık ki biz islam’ı tam olarak yaşamadığımız için senin bu şekilde düşünmeni normal karşılıyorum. Senin yazını okurken bir kez daha anladım ki kusurun en büyüğü bizde. Senin böyle düşünmene sebep olan Müslümanlıktan nasibi almamış insanlarda.
Diğer bir konu İslam ve kadın konusuna gelecek olursak bahsettiğin o iki şıkla ilgili olarak birincisi islam’a alakalı fakat ikincisinin islamla ilgili nasıl bir dayanak edindiğin tartışmalı bir konu. 
“Hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç, ve dörde kadar evlenebilirsiniz.” 
(Nisa Suresi, ayet 3)
Bu şekilde verdiğin ayetin ne yazık ki tamamını okumamışsın ama ben sana buradan tekrar hatırlatayım ayetin tamamını;
Eğer gözetiminiz altındaki yetim kızları ile evlendiğiniz takdirde onların haklarını gerektiği gibi gözetemeyeceğinizden korkarsanız size nikahı düşen kadınlardan ikisi, üçü ya da dördü ile evlenebilirsiniz. Ama eğer onlar arasında adil davranamayacağınızdan korkarsanız tek kadınla evleniniz, ya da eliniz altındaki cariye ile yetininiz. Haksızlığa düşmemeniz için en uygun hareket budur.
(Nisa Suresi, ayet 3)
İşte ayetten de anlaşılacağı üzere islam eşler arasında adil olunmayacağını düşünerek tek kadınla evlenmeyi uygun görmüştür. Yalnız şunu da bilmen gerekir ki bu çok eşlilik ifadesi peygamberimize özel bir durumdur. Ayrıca peygamberimizde  bu ayet gelinceye kadar istediği kadar kadınla evlenebilmesi mümkün iken, en genç ve enerjik çağında yani 25 yaşından 55 yaşına kadar tek evli olarak yaşamıştır. Ancak 55 yaşında Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Aişe ile kendisini ikinci hanım olarak  almıştır.  Bundan sonra ise hayatının kalan kısa süresi içinde çeşitli sosyal ve siyasi sebeplerden hanımlarının sayısı dokuza ulaşmıştır. Ancak meşru şartlara uygun olarak dörde kadar evlenmeye müsaade eden ayet-i kerimeden sonra yalnız peygambere mahsus olarak, hanımları yanında kalmıştır.  Tabi bu durum hakkında da çeşitli kaynaklardan daha fazla bilgi edinebilirsin neden dokuz kişi diye soracak olursan. 
Sen yazında;
Benim için yaratıcı denen varlık kusursuzdur, onun gönderdiği elçide ve kitapta kusursuz olmalıdır; 
Demişsin ve bunda haklısın da, gerçekten dikkatli ve anlayarak kuranı kerim okursan kusursuz olduğunu göreceksin. Senin kusurlu gördüğün şeyler kendine müslümanım diyen Müslümanlıktan habersiz, düşünmeyen, akletmeyen, mantık yürütmeyen Müslüman kimliği altına gizlenmiş boş beyinler…
 senden ricam bu konuya dikkatlice eğilmen ve iyice anlayarak okuman. Amacım seni eleştirmek veya kırmak değildi fakat yanlışlarını söylemem gerekiyordu. Umarım dikkatle okur ve anlamaya çalışırsın iyi günler… 

İlgili Yayınlar

9 yorum

  1. İslamı özümseyen, İslam hakkında düşünerek dininin hakkını veren Müslümanların var olduğunu bilmek beni gerçekten çok sevindirdi. Dinimizi layıkıyla savunabilmek için onu iyi öğrenmeliyiz. Kulaktan dolma, anadan babadan Müslümanlarla (nüfus cüzdanı Müslümanlarıyla) gerçek Müslümanlar arasındaki fark bu yazıyla daha net ortaya koyulmuş. Allah'a bin şükür.

    YanıtlaSil
  2. tebrik ediyorum bir kez daha:) kaç kişi yapar ki senin bu yaptığını. yazıyı yazan arkadaşında ellerine sağlık çok güzel ifade etmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten öyle çok güzel yazmış ve bu yazının ziyan olmasını istemedim. hem bende hiç bir konuda kesin kararlara sahip biri değilim hala düşünüyorum okumaya çalışıyorum. sayesinde daha fazla düşünme ve konuya farklı pencerelerden bakma fırsatı yakaladım.

      Sil
  3. Her iki yazıyı da dikkatle okudum. Her ikisini de faydalı buldum. Anlaşılan o ki sorun kötü kalplerde, sorun boş kafalarda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten öyle. anlaşmaya konuşmaya çalıştığımız sürece çözülemeyecek sorun yok bence.

      Sil
  4. Yazıyı yazan düşüncelerimi o kadar net ve güzel aktarmış ki hayran kaldım ama seni de tebrik ederim zıt bir görüşü üstelik senin yazına cevap olarak yazılmış bir görüşü paylaşabilmek de büyük bir erdemdir bence. :)

    YanıtlaSil
  5. Bu yazının sahibini saygısından ve bilgisinden dolayı, seni de hem cesaretinden hem de karşıt düşünceye olan saygından dolayı tebrik ediyorum. Ne diyeyim keşke herkes sizin gibi olsa.

    YanıtlaSil
  6. o kadar güzel yazılmış bi yazı ki anlatamam senin bunuda yayınlaman harika bir şey bu kadar güzel bir din keşke her Ben Müslümanım diyen tarafından bu şekilde bilinse özümsense ama bu dönemde herkes kendine Müslüman olmuş durumda.Bu güzel dini eleştirsek soruştursak akla mantığa dayatmaya yeltensek bence daha çok severiz çünkü en mantıklı dinin bizim dinimiz olduğunu göreceğiz yaratıcı hiç bir şeyi nedensiz yapmamışki gönderdiği son kitaptada bir şeyleri nedensiz söylesin.

    YanıtlaSil