İslamı Eleştiren Müslümanlar

20:02


NOT1: İslamın eleştirilmesine katlanamayanlar yazının buradan sonrasını okumamasını telkin ederim. İstediğim konu hakkında düşünen bir beynim ve kısıtlı da olsa istediğim konu hakkında yazacak özgürlüğüm var.
NOT2: Aslında yazıyı yayınlamaktan vazgeçmiştim ama Siminya'nın bu paylaşımdan sonra 'link!' bu iğrenç yaratıklar bu yorumları yapmaktan utanmıyor ben neden yazımı yayınlamaktan çekiniyorum diye kendime kızdım ve yayınlamaya karar verdim.

İslam ve Işid

Son zamanlarda orta doğuda ışid yaptığı katliamlarla bir çok insanın canını aldı. Bizim ülkemizdeyse yaşanan trajedilerin pek çok farklı yansıması oldu. Ülkeyi İslamcılar ve Sekülerler olarak ayırırsak, iki grubun içinde de ışide karşı farklı tavırlar alındı. İslamcılardan bazıları onları Cihadcı olarak isimlendirdi gizli gizli ya da açık açık destek verdiler bazıları ise 'gerçek İslam bu değil' gibi komik bir argümanla İslamı savundular. 
En ilginci ise ülkenin Seküleri diye adlandırabileceğimiz insanlar ışid, Kürtlerle savaşıyor diye ışidi savunan açıklamalar yaptılar. Hatta 'Türksolu' adlı faşist yuvasının yazarlarından biriside ışidi savunan tweetler bile attı. Kendine solcu diyen faşistlerin rezilliklerini geçer isek konuşmak istediğim asıl noktaya geleceğiz yani Müslümanların ışidi veya biraz sonra değineceğim çocuk yaşta evlilikleri eleştirmeye hakları olup olmadığını.
Işid, daha öncede söylediğim gibi, İslam aleminin büyük kesiminden ya gizli kapaklı ya da açık bir şekilde destek görüyor. Daha 2-3 gün önce ışid militanları bir Lübnan askerini yakarak infaz etmiş ve bizim basında da büyük yankı uyandırmıştı. Mısır'ın en büyük ve islam otoritesi kabul edilen üniversitelerden biri olan El-Ezher üniversitenin rektörünün yaşanan trajedi hakkında açıklaması ise şu şekilde olmuş.


Açıklamanın özeti ise pilotun yanlış şekilde öldürüldüğü, öldürecekseniz kuranın emrettiği şekilde öldürün, yakmayın diyorlar.
İslamın ilk yıllarında ki yayılma politikalarına bakacak olursak, islamın ne coğrafyaya ne de tarihe huzur, barış getirmediğini sadece savaş getirdiğini görürüz. Tabi bu durumu savunması Müslümanlar için kolay oluyor çünkü onlara göre İslam'ın ve Allah'ın dininin insanlara ulaştırılması gerekiyordu. Ama gerçekte olan ise Arapların Muhammed'in önderliğinde tüm yakın coğrafyaya kan kusturmasıydı ve ışidin şu an güttüğü yayılmacı politikadan bir farkı yoktu. ''Salim bir kafayla düşünün ne olur 'siz sonsuzluğa hükmeden bir tanrı olsanız, ve yarattığınız insanlara tek, gerçek ve doğru bir din gönderseniz, bu dini savaşla-vahşetle mi yayardınız.'' Bu yüzden diyorum ışid islama aykırı bir şey yapmadı hiç bir zaman, Kuran'ın zaten her iki ayetinden birisi 'öldür, yüreklere korku sar, düşmanları deş vs.' gibi öldürmek ile ilgili korkunç ayetler

Nisa Suresi 89. Ayet
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
Malde Suresi 33. Ayet
Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
Ayetlerle örnekler çok daha fazla çoğaltılabilir ama normal bir insanın sadece bu ayetlerden birisini okumasıyla dehşete düşmesi lazım, Çünkü benim inancıma göre, dünyaya barışı ve huzuru getirmeye gelen bir din'in kutsal kitabının içinde öldürmek, korkutmak, yürüklere korku salmak gibi dehşet verici ifadeler geçemez. Yaptığım bu kadar dırdırdan sonra gelmek istediğim nokta ise şu ''İslam hiç bir zaman hoşgörü dini olmadı; başı açık-eteği kısa olan kadınlar, gayler-lezbiyenler, ya da sırf bu yazıyı yazdığım için benim bile öldürülmem İslama ve kurana hiç bir zaman aykırı olmadı.''

Not: Zamanın şartlarına göre yazılmış yalanını yemiyorum Kuran o zaman değil tüm zamanlarda ve tüm coğrafyalarda yaşayan Müslümanlara gönderildi. Zamanı geçince güncelleme mi beklememiz gerekiyor.


İslam ve Kadın

Diğer bir konu evlilik dışı cinsel ilişki ve İslamın kadına bakışı. Aslında iki örneği incelersek durumu daha iyi anlarız bence.
A - 16 yaşında bir kız ve erkeğin kendi rızlarıyla cinsel ilişkiye girmeleri.
B - 16 yaşında bir kızın ailesinin uygun görmesiyle 80 yaşında bir adamla evlendirilmesi.
İslama göre yanlış olan durum maalesef  ki A durumu; böyle bir olayın ortaya çıkması durumda ölüm ve kırbaç cezası gibi cezalarla karşılaşıyor insanlar. İslamda kadın ve erkeğin evlilikten önce görüşmesi ve birbirini tanıması koyulan kurallarla imkansız olduğu için görücü usulünden başka şans bırakılmıyor insanlara. Buradan yazımızın başlığına bir gönderme daha yapayım. Arada bir müftüler çıkıyor ve evlilik-kadın hakları konusunda çok güzel 'ailenin onayı alındıktan sonra kadının evlendirebileceği, hamile kadının sokağa çıkmamalı' gibi açıklamalar yapıyor. Hemen buna karşı çıkan insanlar müftüye karşı açıklamalar yapıyor, işinden atılmasını söylüyor ve bunların içinde Müslümanlarda var. Ama işte durum şurada karışıyor bu açıklamayı yapan müftü islama ters bir açıklama yapmıyor ki, sadece senin inandığın dinin öğretilerini sana hatırlatıyor.
Aşağıda ki ayetleri okuyup da şaşırmıyorsanız bence sizin ahlak anlayışınızda sorun var arkadaşlar.
“Hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç, ve dörde kadar evlenebilirsiniz.” (Nisa Suresi, ayet 3)
 Ahzab Suresi 50 – Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Benim için yaratıcı denen varlık kusursuzdur, onun gönderdiği elçide ve kitapta kusursuz olmalıdır; bana dayatılan din-kitap-elçi üçlüsü ise kusursuzluktan çooook uzak bir yerdeler. Uzun süreden beri hiç bir dine inanmıyorum ama hala bir yaratıcı varlığı konusunda düşüncelerim netleşmedi ve belki de hiç netleşmeyecek.
Bu yazıyı neden yazdın derseniz tamamen kendi kafamda ki düşünceleri netleştirmek ve bir anlamda neden dinden uzaklaştığımı geçerli kanıtlarla kendime de kanıtlamaktı.

http://ask.fm/bukacincioldu

İlgili Yayınlar

9 yorum

  1. Öncelikle yazıda bazı yerlerde haklı olduğun bir gerçek bunu kabul ediyorum. Bu yazıyı yazmanda bir Müslüman olarak hiçbir sakınca görmüyorum. Ki bu yazıyı yazdın diye sana hakaret etmek veya tepki vermekte yobazlıktan öteye gitmez. Ancak yanlış anladığın bazı durumlarda var ki bunu söylemek istedim. Dinlersin veya dinlemezsin dikkate alırsın veya almazsın o sana kalmış bir şey. Ama eğer ki biz senin yazılarını bugüne kadar okuduysak demek ki seni dikkate almışız demektir. Umarım bir kırılma veya İncilme olmadan yazdıklarımı dikkatlice okursun. inanırsın veya inanmazsın o sana bağlı tabi, ama ben yine de yanlışları söyleyeyim.
    Öncelikle IŞİD konusunda bahsettiğin ve tüm anlattıklarında bir yanlış var. IŞİD sadece gayrimüslimleri değil, Müslüman olanları da ne yazık ki aynı vahşetle öldürüyor. İslam hiçbir şekilde öldürmeye ve bile isteye cana kasta izin vermemiştir. Peygamberimiz İslam davasını savunmaya başladığı yıllarda hiçbir zaman insanlara karşı bir zulüm ve hakarette bulunmamış ve onlara karşı bir kin besleyerek savaş açmamıştır. Eğer birazcık İslam tarihi okursan bu dönemlerle ilgili önemli bilgiler elde edebilirsin. Müşriklerin ona yaptığı baskılara ve işkencelere her zaman sabretmiştir. İslamın hoşgörülü bir din olmadığını beyan ediyorsun fakat bunu çevrende gördüğün Müslümanın görünen anlamsız beyinlerden dolayı söylüyorsun. Müslüman kusursuz değildir olamaz da ama onun bir hatasını görüp de bu sebeple islamı suçlamak doğru değil. Nisa süresinde bahsettiğin o ayetin öncesi var. Kuran-ı kerim bir bütündür ve onun sadece bir ayetini alarak hüküm vermek yanlış olur. O ayetten önce neler anlatılmış bir bakmanı öneririm. Müşrikler peygamberimize karşı gizliden gizliye plan kurarak ona eziyet ediyorlar ve savaş açıyorlar bunun üzerine nisa süresindeki bu ayetler iniyor. Şimdi burada sana sorayım sana bir kişi saldırsa öylece durup bakar mısın yoksa karşılık mı verirsin? Pek tabi ki bunun cevabını ikimizde biliyoruz. Bilmediğin bir konu da var ki peygamberimiz, yıllarca islam’ı hoşgörü içinde yaymaya çalışmış, türlü hakaretlere ve saldırılara maruz kalmış ve yine de sabretmiş bir karşılık vermemiştir. Müslümanlara boykot uygulanmış yiyecek yemek ve içecek su bile verilmemiştir o dönemde. Ama onlar yine de sabretmişler ve herhangi bir savaşa girişmemişlerdir. Ta ki kendilerine bir hücum edilene kadar ve senin örnek gösterdiğin NİSA süresi 89. Ayetin başlangıcı olarak Nisa süresi 71. Ayette Ey iman Edenler! (Düşmanlarınıza karşı korunma) ve savunma tedbirlerinizi alın. Sonra (düşman üzerine) duruma göre ya bölük bölük veya hep birden seferber olun. Ayeti gelene kadar…

    YanıtlaSil
  2. Kusura bakma yorumun tamamı gelmedi ama burdan http://1drv.ms/1D60b2j hepsini okuyabilirsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok güzel yazmışsın istersen blogda yazını yayınlamak isterim, yazının başında bloguna da link veririm bloguna da tanıtım olmuş olur, ne dersin?. hem benim yazıma da cevap olur.

      Sil
    2. Tabi ki neden olmasın çok sevinirim. okuduğun ve değerlendirdiğin için tekrar teşekkür ederim...

      Sil
    3. bana o yazının tamamını mertkytrk@gmail.com a mail olarak gönderir misin çünkü gönderdiğin linkteki yazıya dokunamıyorum

      Sil
  3. öncelikle Lazy Otter bir blogger olarak (kendim de yapıyorum :( ) bu yazıyı yayınlamakta tereddüt ettiğin gibi daha başka yazılarını yayınlamakta da kasmayıp tereddüt etmemelisin diyorum

    konuyu biraz daha deşmek istiyorsanız da şöyle bir site var yazarı kim bilmiyorum ama o uzun ama baya uzun yazılarını elimden geldiğince okumaya çalışıyorum: http://www.hayatinanlaminedir.com/
    şöyle de bir söz en tepede yer almış:

    Sorgulanmamış Bir Hayat Süren İnsanların Hayatı, Kendi Ellerinde Yada Kendi Kontrollerinde Değildir; Onların Denetimi Dışarıdan Gelmektedir… Sorgulanmamış Bir Hayat, Yaşanmaya Değmez -Sokrates

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyen için çok sağol. Bende elimden geldiği kadar tereddüt etmemeye çalışıyorum açıkçası.

      Sil
  4. senin gibi düşünmesem de farklı bir bakış açısı sunduğun için teşekkürler.
    herkesin inancı kendine kimsenin kimseyi neden inanmıyorsun ya da neden inanıyorsun diye yargılamaya hakkı yok ama işte korkuyoruz düşüncelerimizi ifade etmekten bu yüzden cesaretinden dolayı kutluyorum seni.

    YanıtlaSil
  5. İnsanın en büyük vasfı düşünebilmesi, sorgulyabilmesidir. Tabi ki senin de sorgulaman ve bunu içten bir şekilde yansıtman çok normal. Ben de bazı dönemler çok şeyi sorguladım. Keşke kendimde irade bulabilsem de Kuran'ı hakkıyla okuyabilsem, okuyamadığım için ayetlere verecek net bir cevabım yok.

    Ama şunu biliyorum ki, Kuran'ı yorumlarken ve Türkçe'ye çevirirken çok dikkatli davranmaları bizim yorumunuz açısından da önemli. Bazen ayetlerin mealine internetten bakayım diyorum bir sürü farklı yorum çıkıyor. Bazen ben de her döneme hitap etmiyor diye düşünüyorum. Ama Bakara suresine bakarsan orada çok önemli bir ayet var, maalesef numarasnı hatırlayamıyorum, her insanın kendi devrine göre yargılanacağını söylüyor. Açıkçası ben de bu ayete sığınmaya çalışıyorum. Allah benim için de kusursuz, ama maalesef İslam değil. Bir şekilde Allah'ın bir bildiği olduğuna güvenmeye çalışıyorum, özellikle son olaylardan sonra bu yorumu yapmak ne kadar zor olsa da susmaya çalışıyorum. Ama yeri geliyor Allah'a dua ettiğimde yardımını o kadar hissediyorum ki uzaklaşmaktan korkuyorum çünkü sevgim de çok büyük.

    Düşüncelerine saygı duyuyorum. İnşallah hepimize bütün kutsal kitapları okumak nasip olur da daha doğru yorumlayabiliriz. Seninkiler yanlış anlamında değil tabi sakın yanlış anlama, hepimiz için söylüyorum bunu...

    YanıtlaSil