Yeni Kısa Hikaye: 'Sıra'

15:21


Ne kadar uzun zamandır birisi hakkında böyle hissettiğini bilmiyordu Burçin. Evet kendini tanıyordu erkekleri seviyor onlardan hoşlanıyordu ama hiç bir zaman, bir erkeğin kendine dokunmasını istememiş ya da her gece birinin gülüşü, dudakları, kıvrımlı çenesi rüyalarına girmemişti. Daha önceleri kendisiyle ilgilenen erkekler olmuş, o da ilgilenenlere karşılık vermeye çalışmış ama bir çok kez en yakın arkadaşlarına söylediği gibi bu insanların değil kendine dokunması düşüncesi bile midesini bulandırıyordu. Hoşlandığı erkeklerle buluşmuş, sinemaya gitmişti ama erkeklerin en küçük fiziksel etkileşiminde büyük tepkiler vermiş, içinde bulunduğu rahatsız durumu dışa vurmak istemese de kendine engel olamamıştı. Şimdiye kadar ki hiç bir erkekte elini bile tutmak istemeyen bu garip kızla ilişkisini sürdürmek istememişti.
Şimdi ise sırasında oturmuş, hocanın derse girmesini bekleyen Burçin'in tek isteği Tuna'nın yanına oturması, hiç değilse yanından geçmesi ve parfümünün kokusunu içine çekebilme şansı yakalamaktı. Onda diğer erkeklerden farklı bir şeyler olmalıydı, sadece gülüşüyle aklını alan bu insanın mutlaka bilinçaltı tarafından dikkatini çeken gizemli bir yanı olmalıydı. Tuna'nın siyah saçlarını, ellerini düşünürken bile kalbinin hızla attığını hissediyordu ve ilk defa birisiyle sevişmek istediğini düşündü. Rahatsız, şehvetli, içini ısıtan ama gerçekleşmesini istediğinden emin olamadığı bir düşünce, önündeki su şişesinden su içti, kendi bedenini düşündü; güzel miydi seksi miydi, göğüsleri, bacakları nasıl görünüyordu acaba bir erkek gözüyle; kendi bedenini Emre'nin ki ile birlikte düşündü, tek istediğim onu hissetmek diye düşündü.
Tuna'yı sınıftan içeri girerken gördüğü an yüzünün kızardığını ve tüm bedenini kaplayan sıcaklığı tekrar hissetti; yeleğine daha sıkı sarılıp, önünde ellerini birleştirdi, heyecanlandığında ya da rahatsız bir durum içine girdiğinde sürekli tekrar ediyordu bu hareketleri. Keşke yanıma gelseydi, konuşurduk onun hakkında bir şeyler öğrenme fırsatı yakalardım diye düşündü; ama ne konuşacaktık ki, neredeyse tüm sosyal medya hesaplarını karıştırmış ve hiç bir ortak noktalarının olmadığını fark etmişti. Ah Emre ile konuşmak ne kadar da kolaydı, o da erkekti ama, hayır farklıydı Emre'yi küçüklüğünden beri tanıyordu; en sevdiği insanlardan biriydi Emre ama hiç bir zaman en iyi arkadaşı da olmamıştı, bir nevi kardeş sevgisiydi ona karşı hissettikleri, hiç bir ortak paydada buluşmasalar da nedensiz sevdiği hayatından çıkaramadığı insandı. Belki de bu hisleri de yanlıştı; daha bir kaç gün önce Emre ona sevdiğini söylemişti ama Burçin hiç bir karşılık verememişti, seni arkadaş olarak mı seviyorum diyecekti, Emre bunu biliyordu ve o anda böyle bir konuşma Emre'ye büyük bir haksızlık olur diye düşündü ama hayır da diyemedi; on dakika boyunca kafede tek bir kelime etmeden oturmuşlardı ve yüzüne bile bakamamıştı. Biliyordu hayır derse Emre hayatından temelli çıkardı, çok kötüyüm, çok kötüyüm diye düşündü. En fazla değer verdiği insanı hayatından çıkarmamak, sırf kendis hislerini düşündüğünden, için en değerlisine çok büyük bir acı hissettiriyordu, acı Emre'nin gözlerinden okunuyordu; Tuna'nın kulaklığını çıkarıp da tam önünde ki sıraya oturması aklının iki erkeği çarpıştırmasına neden oldu. Emre'ye Tuna'ya aşık olduğunu söylemeli miydi, aşk mıydı acaba bu hissettikleri, ahh birinin ensesinin bu kadar çekici olmasının başka açıklaması olamaz diye düşündü. Emre, Tuna hakkında ki düşüncelerini bilse ne düşünürdü acaba, birilerine sarılmayı düşünürken kusma isteği duymadığı tek kişiydi Tuna; şu an tek istediği Tuna'nın ellerinin sıcaklığını yüzünde hissetmekti; şaşırırdı sanırım, belki de hayal kırıklığına uğrardı. Sekiz yıllık arkadaşlıkları boyunca çok az kez bir fiziksel yakınlaşma içine girmişti Emreyle. Acaba Emre'de onu düşlüyor muydu, Tuna'yla yapmak istediklerimi, Emre'de benle yapmak istiyor mudur diye düşündü, o anı kafasında canlandırmak bile midesini ekşitmeye yetti.
Bir hışımla kalktı ayağa hemen gidip Emre'yi bulması lazımdı, böyle bir acıyı arkadaşına, en sevdiği insana çektirmek doğru değildi; hele ki aralarında bir asla bir ilişki olmayacak olması, yolda Emre'nin yanına giderken ekşiyen midesinin suyunun yemek borusundan yukarı çıkması ve ağzında berbat bir tat bırakması kadar acı ve gerçekti.

İlgili Yayınlar

2 yorum

  1. Güzel bir hikaye :) Devamı gelecek değil mi ? Şu kıza neler olacek acep :D Emre'ye söyleyecek mi olamayacaklarını merakta ediyorum şimdik :D
    Bu arada hikaye yazmak istersen daha çok wattpad diye bir site var belki duymuşsundur orada hem hikaye yazıyorsun hemde diğer kullanıcıların hikayelerini okuyabiliyorsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim hikayeyi beğenmene :) açıkçası yazmaya başlarken tek seferlik diye yazmıştım ama tekrar tekrar okudum çok rahat bir şekilde devamı gelebilecek şekilde sonlandırmışım. hikayeye sadece sen yorum yaptın, beğendiğin için ve yorum yaptığın için teşekkürler. wattpadi biliyorum üyeliğimde var ama kullanmıyorum. orada yayınlamak aklıma geldi ama okunmaz diye yayınlamadım. burada hiç değilse az çok okuyan bir kitlem var diye düşündüm. :D

      Sil