Under The Skin

18:00

Künye:

Yönetmen: Jonathan Glazer
Senarist: Jonathan Glazer, Walter Campbell
Ülke: İngiltere

Konu - Tanıtım:

Under The Skin, yönetmenliğini Jonathan Glazer'in yaptığı bir İngiliz filmi. Yönetmen 2004 yılında vizyona giren  Birth filminden sonra verdiği uzun arayı, 10 yıldan sonra Under The Skin ile kapatmış. Michal Faber'in aynı adlı romanından uyarlanan kitap Jonathan Glazer ve Walter Campbell tarafından senaryolaştırılmış. Romanı okumadım ama kitap ve film arasında bir çok değişiklik olduğunu ve senaristlerin kitaba çok sadık kalmadıklarını öğrendim. İskoçya'da bir uzaylının arabasıyla yollarda dolaşarak otostopçuları bir nevi avlamasını izliyoruz. 
Under The Skin'in baş rolünde Scarlett Johansson yer alıyor. 2014 yılında gördüğüm en iyi kadın oyuncu performansını vermiş. Deneysel bir film çalışması olduğu için eleştirmenleri ikiye bölen film yüzünden, Scarlett Johanson'un muhteşem performansı da göz ardı ediliyor. En beğendiğim kadın oyunculardan birisi olan Johansson her filmde birbirinden çok farklı karakterle seyirci karşısına çıkıyor. 
Filmin her şeyi Scarlett Johanson ve tek baş rol oyuncusu da kendisi. İnsan bedenini ele geçirmiş bir uzaylının, yeni bedenini ve çevresinde gelişen olayları keşfedişini ve alışmaya çalışmasını çok iyi yansıtıyor. Bakışlarından, mimiklerine kadar tüm gerilimi ve bulunduğu ortama yabancı bakışları ve gerginliği hissettirmeyi başarıyor. Under The Skin, bence çok akıcı ve etkileyici bir film ama baskın bir ana konu ve olayın olmaması bir çok seyirciyi zorlamış sanırım.


Film uzaylı ve bilimkurgu filmi olmak dışında daha çok varoluşsal ve izleyicide endişe uyandırıcı bir korku filmi. 
Filmin hikayesi bir çok yönden bir şehir efsanesini andırıyor aslında. Güzel genç bir kadın, erkekleri baştan çıkararak, arabasına alıp ölüme götürüyor. Her zaman anlatılagelmiş, sıradan bir korku hikayesi gibi. Küçüklere sadece tanımadığınız insanların arabasına binmeyin öğütü verebilecek bir hikaye; Jonathan Glazer'ın yönetmenliği ve Scarlett Johansson'ın oyunculuğu sayesinde cinsiyet rolleri ve seksist yaklaşım hakkında söyleyecek bir çok söz ediniyor.
Söylemeden geçmemek gerek Mica Levi imzalı müziklerde filmin büyük parçalarından birisi ve her biri harika. Ben özellikle gerilimli sahnelerde çalan ''Death'' parçasını beğendim.

İlgili Yayınlar

0 yorum