Sosyal Medya Üzerine Çöken Histeri

15:57



Sosyal medya, maalesef sosyal hayatımızın içine ediyor. Hayatımın tam ortasına özellikle facebook tarafından sıçılmış ve kaçılmış gibi hissediyorum, hissettiriliyorum.
Düşünün eğer bu sosyal medya zımbırtıları olmasa, liseden ayrıldıktan sonra ki arkadaşlarınızın yüzde 95'inden haber almayacaktınız. Bir iki ay sonra bu insanlar aklınızı meşgul etmeyecekti, bir iki yıl sonra hafızanızdan yüzleri silenecek, üç dört yıl sonra ise kim olduklarını bile hatırlamayacaktınız. 
Maalesef sosyal medya yüzünden hiç bir zaman hafızamızı tazeleyemiyoruz ve bu insanların hayaletleri hayatımızı ele geçirmeye başlıyor. Sürekli evinizde, okulunuzda, derinizin altında dolaşıyorlar.

Kendine Acıma

''Merve çok kilo vermiş güzelleşmiş, sen hala camış gibisin.''
''Ahmet yurtdışına çıkmış, sen evden dışarı adımını atmadın 3 haftadır.''
''Seni zavallı pislik bir kendine bak, bir de şu  mükemmel insanlara!''
Sürekli buna benzer cümleler zihnimize saldırıyor ve bu hayaletler ve kulağınıza fısıldıyorlar.
Bu saçma hezeyanlardan kurtulmanın ve kendinle barışmanın tek yolu, insanların sizden beklentisini değil, kendi istediğimizi yapmak, Ben evde cips kola ile dizi maratonu yapmayı; rahatsız bir bar taburesi üzerinde tüm geceyi geçirmeye tercih ediyorum. Kabullendim artık bu durumu, sırf sosyal medya da chechk-in yapmak, orada fotoğraf çekilip bir yerlere atmak için istemediğim bir hayatın içine sürüklemiyorum kendimi.

Anlamsız Kıskançlık

Bir de olayın daha beter tarafı var ki o da kıskançlık boyutu. Bu sanırım kendine acımanın bir kademe üstü ve daha tehlikeli; sizi olmadığınız bir insana çevirebilir.
''İyi bok yaptın Uludağ'a kayağa gittin Gizem, şu an evde göbeğimi kaşırken seni kıskanıyor olabilirim ama bende tıp okuyorum, bu da sana girsin.''
Siz, ben böyle insanlar değiliz. İnsanların mutluluklarından rahatsız olacak, kıskanacak hatta kaç yıldır sesini duymadığımız insan hakkında kötü dileklerde bulunacak kişiler değiliz. Ama bunu her telefonun ya da bilgisayarın başına oturduğumuzda ister istemez yapıyoruz.
Bir aralar ben hep böyleydim, ama atlattım sanırım. Atlatıyorum, pisliklerimden arınıyorum. İlk olarak, face'i derslerden dolayı kapatamıyorum ama arkadaş olduğum herkesi takip listemden çıkardım. Kimsenin paylaşımları zaman akışıma düşmüyor. 5 yıldır görmediğim insanlar face attığı resimle birden kendini hatırlatamıyor bana. Hatta çoğu Türkçe sayfayı da beğeniden çıkardım. Sadece yabancı sayfaları takip ediyorum, ülkenin sorunları da benim piskolojim için çok ağır. Sadece taşşak geçiyorum, üzerinde çok fazla düşünecek akıl sağlığına sahip değilim ben. Sosyal medyayı sadece müzikler, filmler ve diziler hakkında haber almak için kullanıyorum.
Sosyal medyadan ne kadar uzaklaşmayı başarsanız da her zaman yanınızda gerçek hayaletlerde olacaktır. Gençliğinizi boşa harcadığınızı, hiç bir şey yapmadığınızı söyleyenler olacaktır, hatta bu kişiler aileniz de olabilir. 
En önemli soru ben ne zaman, ne yaparken mutluyum. Bu sorunun cevabını bulabildikten sonra, her şey kolaylaşacaktır sanırım.

İlgili Yayınlar

17 yorum

  1. facebooku kapatmak ve instagram-twitterda feyk hesapla dolanmak için 10 iyi sebep başlıklı yazı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D ihih sanırım öyle oldu biraz.

      Sil
  2. Bende bu birbirinin birebir kopyası gibi olan kişiliksiz, aptal, boş insanların nedenini sosyal medyaya bağlıyorum. Belki de nedeni sosyal medyanın popülerizmin en büyük aracı olmasıdır. Yani internette fotoğrafları binlerce like alan bilmem ne o kadar çok dingil var ki. Kıçı kırık şarkıcılar bile değiller üstelik, senin, benim gibi evde çekirdek çiğneyip tv izleyen, otobüste "arka kapıyı açar mısın abi?" demeye utanan sıradan insanlar. Millet bunları görüyor, özeniyor, bunlar gibi olmaya çalışıyor ve sonuçta ortaya birbirinin tıpatıp aynısı insanlar çıkıyor. (Aynısının negatif versiyonu da mevcut tabii. Mesela birileriyle dalga geçildiğini görüyorlar, ona gülüyorlar, "aman ben de bu hale düşmeyeyim" diye olmadıkları gibi davranıyorlar.) Dediğim gibi: Kişiliksiz, aptal, boş - tam da sürülmeye hazır insanlar. "Bunlar hep Amerika'ın oyunları"sal konuşmak istemiyorum ama yazdıklarımdan varılan sonuç da bu maalesef. Daha önce dediğim doğru değil: Sosyal medya popülerizmin aracı değil, popülerizm sosyal medyanın aracı ve o da çobanların işte. Keşke blogger hariç hepsi yok olsa. (Blogger çokzel çünkü ve de an itibariyle kullandığım tek sosyal ağ - bir de what's app var da o ayrı.)
    Ha bu dediklerimin senin dediklerinle bir ilgisi var mı yok ya da ben konuyu başka açıdan ele aldım. Ama biraz da bağlantılı aslında. Millet sosyal medyada dünyanın en harika hayatını yaşıyormuş gibi davrandıkça içi boş mallar sürüsü de çoğalıyor bir bakıma çünkü sonuçta KİMSE dünyanın en harika hayatına sahip değil ama öyle davranıyorlar işte ve bu da kişiliklerini öldürüyor bence bir bakıma.
    Acaba bu konuda kendim de bir yazı yazsam senin için uygun olur muydu? İlham kaynağı belirtirim, söz. :D Hayır burada destan gibi yazmak bile yetmedi de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaz yaz senin az çok tanıyorum yazmaya başlayınca durmak bilmiyorsun ama allaha şükür akıcı bir tarzın var.
      ya sende mi otobüste arka kapıyı aç demeye utanıyorsun. eskiden ben çok kötüydüm kaç kere 1-2 durak sonra inmek zorunda kaldım bu yüzden. şimdi aştım ama . :D

      Sil
  3. Buna benzer bir yazı yazmıştım ben de birkaç ay önce ahaha o his bende de vardı "sen x yapıyor olabilirsin ama ben de odtüdeyim cnm bu da sana girsin" hissi. kendimi okumuş gibi oldum :) bir ara ben de ciddi takıyordum ama zamanla geçiyor, daha doğrusu başkalarının hayatlarına bakmaya zaman kalmayınca. Ama fake hesap alıp dolanmak da çok yersiz, sonuçta başkalarını gözetleme hali değişmiyor. Screw them, we're much better in the way we are ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de fake hesap alıp milleti dikizlemek çok saçma. fake hesap alıp rhatça sosyal medyada dolanacaksan anonim olarak olabilir ama.

      Sil
  4. Bence sosyal medyada -karakter sahibi kişiler için- bir olgunlaşma süreci var. Aynı süreçlerden geçtiğim için böyle düşünüyorum. Başta her sıradan insan gibi kıyaslamalar, özenmeler, bazen kıskançlığa varan duygular oluşuyor. Sonra bakıyorsun ki umursamamaya başlamışsın.
    Büyük bir çoğunluğunun gösterildiği gibi hayatlar olmaması dışında öyle olsa dahi elinden bir şey gelmediğini görüyor ve hayatını kabulleniyorsun. Elindeki hayatla mutlu olmaya bakıyorsun olduğu şekilde.
    Ve en son sancılı bir utanma dönemi başlıyor. Zamanında özenip yaptığın hareketler, üzülmelerin filan über salakça geliyor gözüne, bunları yapan benmiymişim demeye başlıyorsun.

    İşte orada insan olarak sosyal medya ile savaşın son buluyor. Dalga geçiyoruz ama bir yerde insanlık sınavı gibi bir şey. Başkaları adına samimi bir mutluluk beslemeye başladığın ve "neden onda var da ben de yok" basitliğine inmediğin bir bakış açısı kazanıyorsun. Tabi bütün bunlar başta belirttiğim gibi karakterli insanlar için geçerli.

    Yoksa haaala bilmem kaç yaşına gelip anne, kardeş, eş gibi bir sürü güzel vasıf edindiği halde kalbi leş kalmış ve her gördüğünü çılgınlar gibi kıskanan insan sürüsü dolu her taraf.

    Son olarak hepimiz insanız. Hepimiz bir çaba sonucu hak ettiğimizi düşündüğümüz maddi ve manevi mutlulukları yaşayamayıp başkasında gördüğümüzde en iyi ihtimalle bir buruluruz. O normal. Önemli olan bunu dediğin gibi histeri boyutuna taşımamak. Çok konuştum gene :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten de öyle. çok fazla da abartıp üstüne düşünmemek lazım sanırım.

      Sil
  5. Sanırım senin yaptığının aynısını tam olarak ben de yapıyorum. Gerçekten çok tehlikeli bir şey. Yani insan bu şekilde devam ederse intihara bile gider ki ben yakınından geçmiş bir insanım. Eğlenmeyeceksen sosyal medya kullanmanın bir anlamı yok. İşte o yüzden liseden kalma arkadaşlarımla görüşmüyorum artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. boş ver ne yapacaskın lise arkadaşlarını zaten yılda maksimum iki kere gördüğün insanlar.

      Sil
  6. Katılıyorum sosyal medya heleki lanet facebook çok zararlı. Kapayın anacım :D

    YanıtlaSil
  7. Süper bir yazı olmuş, ben de bununla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum :) İnanılmaz derecede samimiyetsizlik var gerçekten. Facebookum yok, sırf insanlar kendilerini bana mükemmel göstermeye çalışamasınlar diye inadımdan açmayacağım da. Ben de bazen instagramda ben avukatm girsin diyorum :D Ama fotoğrafı paylaşan kişi de hukukçuysa mal gibi bakıp geçiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya işte öyle yapacak bir şey yok uzaklaşmak en iyisi. :)

      Sil
  8. Merhaba ben bu yazıyı tam bir ay sonra okuyan Keyaki. Zavallı Keyaki T.T Uykulu Keyaki... Uykusuz da olabilir...

    Peki bir ay boyunca ne yaptım? Bu tespit ettiğin sosyal medya salaklıklarını yaşadım ve sanırım atlattım -facebook'tan milleti silmek konusunda senin kadar başarılı olamasam da -_-' -

    Nasıl da izin vermiyoruz beynimizin gereksiz olanı otomatik olarak silmesine...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa gerçekten mi şimdide instagramda başıma sardılar oradan da gitmeme az kaldı sanırım.

      Sil
    2. Bi dag etegine, deniz kenarina cadir kurup kenarinda mevsim bitkileri yetistirmeye dogru gidicez -_-

      Sil