Sıkıntı Veren Anılar

13:13


Uzun süredir filmlerde, müziklerde farklı tatlar arıyorum. Amerikan kültürü nedense yormaya başladı beni. Bütün o mükemmel fiziğe sahip, her biri Calvin Klein mankenini aratmayan hepsi aynı tornadan çıkmışa benzeyen insanlar sıkmaya başladı birazcık.
Ülke de yine Kore-Japon kültürü gibi bir kesimin dikkatini çekmeyi başarmış Hindistan filmlerini bir araştırayım dedim, daha önceden en popüler işlerinden bir kaçına bakmıştım ama izleyen herkes gibi müptelası olamadım. Her şeye büyük tepkiler veren bu sıcak kanlı insanlar beni Amerikalı'lardan daha çok yoruyordu.
Hint filmlerinin aşığı kuzenimin baskılarıyla bir kaç kere daha izlemeye çalıştım ama izleyemediğim gibi canımı sıkıyordu bu filmler.. Filmleri beğenmememin dışında; hint filmleri beni rahatsız ediyor, garip bir şekilde içimi sıkıyordu.
Tabi ben bunun nedenini ise sonradan fark ettim. Bu aslında insanları mutlu etmek için üretilmiş filmler, hayatımın en sıkıcı 1 ayını yeniden hatırlatıyordu bana.
Köyden, ilçeye taşınmamızın ilk yılıydı. Annemle babam ayrılmıştı o yüzden babamı göremiyordum, annem işte oluyor, ablamsa okuldan sonra dershaneye gidiyordu. Okuldan geldikten sonra 5 saat boyunca evde yalnız kalırdım. Bilgisayar yoktu, o zamanlar evde uydu vs. olmadığı içinde antenle idare ediyorduk ama o da bozulmuştu sadece şu an yayında bile olmayan 'Kanal 1' adlı kanalı çekerdi. Kanal 1'de her gün öğlenden sonra 1'de hint filimi verirdiler. Tevekkeli cehennem azabı uzunluğunda olan filmlerde annem ile ablam gelene kadar bitmezdi. Bende evde yalnızlıktan sıkıla sıkıla izlemek zorunda kalırdım.
Evet, bu aralar psikanalik çalışıyorum. Her okuduğum sayfa ile aydınlanmaya başladım. İnsanın gerçekten kendini tanımasına yardımcı oluyor ve sorunlarının farkına varıyorum. Hoş aslında bu yaptığım da kitaba göre kötü ve istenmeyen duyguları baskılama yöntemlerinden birisi olan 'düşünselleştirme (intellectualization)'nin ta kendisi...
Kaç yaşındaydım tam hatırlamıyorum ama ablamın bir türlü dinlemeyi bırakmadığı Şebnem Ferah'ın Çakıl Taşları şarkısını duydukça kendimi ve cd çaları balkondan atasım gelirdi..
Her şeye rağmen özlüyorum o günleri, Allah'ın her şeyi bir gün yoluna koyacağına inanıyordum, gelecek ile ilgili güzel hayallerim vardı. Bir gün kesinlikle yaz kampına gidecektim ve kesinlikle bir ağaçevim olacaktı.

Not: Bir önceki 'Uykusuzluk Ruhumu Yer' adlı yazımı çeşitli nedenlerden ötürü kaldırdım.

Şebnem Ferah'ın bu şarkısına bayılırım.

İlgili Yayınlar

9 yorum

  1. Neyse ki sen silmeden ben o yazını okumuştum *-*
    İnsanın her zaman hayattan bir beklentisi oluyor ama hiçbir şey olmuyor. Ya da belkide bu bizim gibi insanların başına gelen bir şeydir. Önceki hayatımızda çok mu kötü insanlarmışız da şimdi böyleyiz acaba... Ya da bu dünyaya gelmeden önce rastgele zar atıp şansımıza ne gelirse onu mu hak etmişiz bilmiyorum. Olumlu düşünmek lazım tabii ama, hayat hep aynı rayda ilerlerken bunu yapmak giderek imkansızlaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ben accık içkiliydim o yazıyı yazarken ayıldığım an kaldırdım ama geç kaldım sanırım okuyan okumuş. Bu arada buradan yazıya yorum yapan arkadaşlardan da özür diliyorum.

      Sil
    2. Çok aşırı bir şeyler yoktu yazında gerçi... Dert etme *-*

      Sil
  2. Bu arada Sigara'ya ben de bayılırım <3

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel kendi kendini analiz etmisin :) Bende kendimi cok sorguluyorum bazen, neden sunu seviyorsun, neden bunu sevmiyorsun, neden sunu ve bunu yaptin digerini yapmadin vs aslinda cok cok isterdim bu konuda yardim almayi, bayilirim zaten akil veren kitaplarada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında benim ki kitap okuyup hobiden kaynaklanmıyor. Kitap ders kitabı. :) Tıp okuyorum. :D

      Sil
  4. Bollywood'u pek severim. Ama uzunluğu ve çişleri gelse müzikle anlatmaları konusunda sonsuz hak veriyorum. Benim sevgi de senin gibi küçüklükten kalma. Renksiz dünyamın tek rengi oluyorlardı bazen.

    Psikoloji kitaplarına ben de merak saldım, bir kaç not aldım hatta alınacaklar adına. Tabi ne zaman alabilirim bilinmez.

    Diğer yazını kaçırdım. Haksızlık bu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya çok utanç verici bir yazıydı bence :) o yüzden kaldırdım. Umarım çok kişi okumamıştır.

      Sil