Akraba Ziyaretleri ve Bayram

17:32


Uzun süredir buralarda yoktum. Perşembe günü dersten bir hışımlı kaçarak eve gittim, oradan da bir gün sonra ailecek memlekete yol aldık. Annem ile babamın sürekli tartışmasından ve çıkacağımız saati kararlaştıramamızdan dolayı yola çıktığımızda saat gece 11 buluyordu. Babam ile bir yolculuk ne kadar iyi geçebilirse o kadar iyiydi yolculuk. Babam genelde arabadayken dikkat dağıtıyor diye ne düzgün konuşturur ne de radyo programını değiştirtir. Bizde sıkıntıdan patlarız doğal olarak. Tüm yolculuk,
'baba radyo kanalını değiştireyim mi'
'ne gerek var' kıvamında ilerledi.
Memlekete vardığımızda ben direk dayımgile geçtim. Annemler ise teyzemlerde kaldılar, ben kuzenim Hamza'yla görüşmek istediğimden direk oraya bıraktırdım kendimi, çünkü başka zaman görüşmemiz zor olacaktı. O gece beraber The Sound Of Music filmini izledik. Ki ikimizde yarısında uyuya kaldık desem yalan olmaz.
Bir gün sonra, bayramın ilk günü, teyzemlerde geçirdim. Balkonlarında mangal yaptık, içeri duman geldi ve biraz koktu ama sonuçta bayramın meşakkatli yanları bunlar. O kadar fazla yemişim ki hiç kahvaltı yapmadan sadece öğle yemeğiyle tüm gün durabildim. Ki ben her 2 saatte bir yemek yerim. O gün yine diğer teyzelerimi ve kuzenim Hale ablayı gördüm. Hiç arayıp sormadığım için kızgındı bana, haklı gerçekten tüm kuzenlerim içinde benle vakit geçirmeye çalışan bir o var; bundan sonra hiç değilse 2-3 ayda bir arayıp halini hatırını sorma kararı aldım. Onlarda eşi ve diğer kuzenleriyle birlikte tabu oynadık. Tarih bölümü mezunu üniversitede öğretim üyesi olmaya çalışan kuzeniyle beraber politika tartıştık.
Bayramın ikinci günüde en büyük teyzem, kuzenlerim ve onların çocuklarıyla pikniğe gittik. Bir mangalda orada yaptık. Laf aramızda büyük teyzemgilin mangalı daha güzel olmuştu, etleri daha yumuşaktı sanırım. Orada yaş ortalaması 9-10 olan kuzenlerimin 5 çocuğuyla ve en küçük kuzenimle beraber yakan top oynadık. Bir ara baya hırslanıp tüm çocukları labut gibi tek tek devirdim, kaçtılar top oynamayı bırakıp parka gittiler.
Bende uzun süre büyüklerin yanında oturup dedikodu dinledim, ortalığı falan karıştırdım. Bir ara annemgil her toplandıklarında yaptıkları gibi en küçük dayıma ağladılar. Kendisinin piskolojik ve ruhsal sorunları var, Adana'da bakımevinde kalıyor. Kuzenlerim de bayram ziyareti için onu görmeye gittiler ama ben gitmedim, açıkçası küçüklükten itibaren pek sevmezdim onu annemde bildiği için hiç üstelemedi. 
#Not: Annemin 9 kardeşi var benimde sayısını bilmediğim kadar çok kuzenim.
Normalde pazartesi günü dönecektik ama benim sürekli mızmızlanmam ve sorun çıkarmamdan dolayı pazar akşamı 11 de, yine gecenin köründe yola çıktık. Anladım ki ben gece yolculuklarını daha çok seviyorum, telefon fenerinin ışığında Yerdeniz Büyücüsünün ilk kitabını bitirdim. 
Bayramın 3. günü de okuduğum şehre geri döndüm, bir gün erken dönmek zorunda kaldım, son gün bilet bulamadık. Şehre geldiğimde hemen evi temizledim sonrada dizi-film seyrettim; tüm yolculuk boyunca uyumuştum. İlk defa da şehri özlediğimi fark ettim. Özellikle kalabalık aile ziyaretleri, yalnızlığa alışan bünyemi yormaya başlamıştı.
Bu yazıyı sevgili günlük şeklinde bitirmek uygun olur sanırım, tam bir günlük sayfasından düşmüş gibi oldu bu sefer.

İlgili Yayınlar

0 yorum