Utanılan Gençlik - Ergenlik ve Kavafis

17:12


Bu şarkıyı dinleyerek okuyun bence.
Hiç geçmişi hatırladığınız da yüzünüz kızarmaya başlıyor mu? 
Ne zaman yatağımda uzanmış anılarımı deşersem boynumdan alnıma doğru oradan da tam kafamın tepesine bir sıcaklık dalgasının hücum ettiğini ve yüzümün kızardığını hissederim. Bunun nedeni ise şu an ki kişiliğimden çok uzakta olduğunu düşündüğüm geçmişte yaşayan ben durumu. Şimdinin aksine ilk okul ve lise de çok çığırtkan bir çocuktum; sürekli bir ortamda olduğumu fark ettirmek için bin türlü rezillik çıkarırdım. 
Yalnız olduğumda, mütemadiyen geçmişi düşünme huyumdan vazgeçmeye çalışıyorum; utanç dediğimiz iğrenç duygu bedenimi ele geçirmeye çalışırken en son yastıkla kendimi boğmaya çalıştım; başka türlü kendimle yüzleşmeye cesaret edemiyorum.
İlk okuldayken Musa adında ki hocam, bir veli toplantısında ne kadar çok bilmiş ve ukala olduğumu söylemiş anneme. Annem tabi bunu bana 1-2 sene önce anlattı ve hocaya o zaman 'haklısınız, hocam' dediğini söylemeden de geçmedi. Küçükken akraba ziyaretine falan gittiğimizde sürekli yanımda kitap veya dergi götürürdüm; orada bilmişlik yapıp, üstünlüğümü kanıtlamak gibi değişik düşünceler beynimi meşgul ediyordu. İşin ilginç tarafı, bu saçmalıkları yaparken ki yaşımın sadece 12-13 falan olması lazım. İlk okulda sınıfın ve evimizin bulunduğu sokağın en sevilmeyen çocuğuydum. Tabi böyle bir kişiliğe sahip olmamın, burada şu an anlatmak istemeyeceğim bir çok nedeni var. Annemle aramızda geçen sohbetlerimizin genel konusu neden arkadaşın yok, nasıl arkadaş edinilir gibi cümleler ile açılıyordu. Aslında zor bir durum olmasına rağmen, başarılı bir öğrenci olduğum için annem bu durumun, hiç bir zaman, üstüne çok gitmedi. 
Küçükken yaptığım saçma hareketlerin önüne geçmeye daha uyumlu bir insan olmaya çalışırdım ama insan eninde sonunda kendi doğasının önüne geçemiyor. Lise de daha farklı olaylar bir araya geldi, o zamanlar aklıma gelince acı ve neşeyi bir arada hatırladığımı hissediyorum. Lise'de yalnız değildim ama aynı zamanda en büyük rezillikleri o dönemde yaptım. Ahh bazı olaylar kare kare aklıma geldikçe, utançtan yerin dibine giresim geliyor ve bu kadar insan benimle neden hala konuşuyor merak ediyorum.
Kendimden açık sözle bahsede biliyor olabilmemin en büyü nedeni ise kişilik olarak şu an o çocuktan çok uzakta duruyor olduğumu düşünmem; belki de değilimdir beni tanıyanlara sormak lazım ama ben öyle hissediyorum. O çocuğun kibrini azalttım, gerginliğimi üzerimden attım, dikkat çekmek yerine kaybolmaya çalışıyorum. Artık bazı şeyleri içime atıyorum, az konuşuyorum ama çok kin tutuyorum. İnsanın doğası bozuksa tamamen kendini iyileştiremiyor.

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
 Not: Konstantinos Kavafis ait bu şiirin adı Şehir sanırım. Ama resmi Barbarlar şiirine gönderme olduğunu düşünüyorum. Kendisi en sevdiğim şiirdir. Kavafis de en sevdiğim şairlerden birisi. Ki ben çok şiirde sevmem, twitterda yazılan bazı şiir sözlerini okuyunca üstlerine kusasım geliyor bazen.

İlgili Yayınlar

6 yorum

  1. Şey... Bu koca dünyada sadece 19 senedir yaşıyorum ve bu konu hakkında yorum yapacak kadar yaşadığımı sanmıyorum. Ama yine de geçmişiyle ilgili benzer hisleri yaşayan biriyim ve düşündükçe insanın delirmeye kadar gittiğini biliyorum. Bu yüzden o zamanları mümkün olduğunca unutmaya çalışmak lazım her ne kadar bazı şeyleri asla unutamayacak olsak da. Geçmiş geçmişte kaldı ne değiştirebilirsin ne de oraya geri dönebilirsin. Bu yüzden onları geride bırakıp ilerlemenin zamanı.
    Böyle şeyleri kendine dert etme lütfen. Bugünü yaşa. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanırım öyle insanın hatırlamamsı lazım çok fazla geçmişi ama elimde de değil açıkçası. ara ara böyle gelip dank ediyor kafama :)

      Sil
  2. Değil 12-13, 20'li yaşlarının ortasına kadar bile sürebilir insanın karakterinin geliştirip tamamlaması. Ve bence herkesin geçmişe bakınca utandığı, kendisinden uzak bulduğu, yakıştıramadığı hareketleri mutlaka vardır. B
    en bu kadar köklü hiç yaşamadım, hep sessiz hep köşedeydim. Fakat şu yaşımda bile sinirlenip, dilimi tutamayıp söylediğim bir şeyi daha sonra yüzüm kızararak hatırladığım oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle belki de hiç bir zaman bitmyecek olgunlaşma süreci ya da değişen kişiliğimiz sonuçta insan elma değil ki olgunlaşsın.

      Sil
  3. Kendinde bazı davranışları değiştirmen için ne gerekmiş? Yaş,bilgi,ortam,hepsi veya başka herhangi birşey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsi geçerli benim için sanırım.

      Sil