Hayata Karışmak | Film - Kitap - Yemek

04:45


Cuma günü arkadaşlarla yine yollara düştük. Özlem ve Aslı'nın üst sınıf tıpçı arkadaşlarıyla beraber okey oynamaya güzel bir mekana gittik. Daha önce hiç kimse gitmemişti, bense önünden 3-4 kere geçtiğim yerini bildiğimi iddia ettim; meğersem yerini tam hatırlamıyormuşum. Geç inilen bir durak ve 10-15 dakikalık bir yürüyüşten sonra yeri bulabildik. 
Gittiğimiz yer, güzel bir mekan, şehrin en büyük parklarının yanında bulunan tarihi bir yapıya benzeyen bir binadan ve yeşillik bir bahçeden oluşuyor. Fiyatları şehrin tüm gösterişli mekanlar gibi pahalı ama hiç değilse burada ödediğiniz paranın karşılığını alabiliyorsunuz. Ben yarı adanalı sayılabilecek biri olarak ilk defa bu şehirde yediğim bir kebabı beğendim; herkeste yediği yemeğin başından memnun kalktı. Yemeğimizi yedikten sonra da restoranın kafe bölümünde okey oynadık. Bir arkadaşımız sürekli taş çalsa da çok eğlenceli bir oyun oldu. Bir kere bile açamayarak, ben rezilleri oynadım. Özlem ilk defa okey oynuyordu ve bir ara nasıl oynanacağı ile ilgili bir kağıda not almaya çalıştı da zor durduk. Tıpçı olmak böyle bir şey arkadaşlar...
Cumartesi de If I Stay adlı filmi izlemeye gittik. Arkadaşlar beğendi hatta filmden çıktıktan sonra ağladıklarını da söylediler ama bence filmin pek bir numarası yok. Çok duygulu olsun diye çekilmiş ama benim aklımda kalan şeyler güzel soundtrack ve Portland'ın güzelliği. Özellikle ben gözlüğümü kaybettiğim için altyazı falan okuyamadım, arada sürekli ne dedi diye sormaktan umarım kimseyi hayatından bezdirmemişimdir.

Bende bu arada D&R'dan 3 tane kitap aldım, Küçük Prens'in çizimli basımı, Çatı Katı ve Otomatik Portakal. Çatı Katı sürekli gözüme çarpıyordu, almak bu sefere kısmet oldu; Otomatik Portakal'ın filmini izledim ve kapağına da bayılmam kitabı hemen aldırdı. Küçük Presn almak için bir nedene ihtiyacım yok. Umarım hepsini okurum bu aralar yaklaşık 25-30 tane kitap almama rağmen 5-6 tanesini okudum, 5-10 tanesini ise hep yarıda bıraktım. Eski okuma düzenime dönmeyi çok istiyorum ama bir türlü yapamadım.
Bu arada dünyanın en mal bankası olan Ziraat, hiç danışmadan ve haber dahi etmeden hesap numaramı değiştirmiş. Babam kirayı yatırmaya çalışırken sürekli hata vermiş, birde bana patladı yanlış numarayı göndermişsin diye. Ne gerizekalı bir çalışma insan bir haberdar eder.
Bu arada buralarda hava bayağı soğumaya başladı ve bu yüzden de çok güzel oldu buralar; bu gün mont giyen bir kaç kişi bile gördüm mutlu oldum.
Şu aralar tam film festivallerinin zamanları ama ben anca böyle ağzımız yarı açık salyalar akıtarak internet üzerinden yorumları okuyorum.

İlgili Yayınlar

8 yorum

  1. Şevkini kaçırmak istemem ama bence Otomatik Portakal'ın filmi kitaba göre daha vurucuydu. Kubrick verilmek istenen mesajı kitabın yazarından daha rafine şekilde vermiş bence. Ama yine de okunması gereken kitaplardan biri bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ya haberim vardı. Bir yazı okumuştum filmi kitabından iyi filmler diye Fight Club, Otomatik Portakal... gibi filmler vardı listede.

      Sil
  2. Ben bu sene otomatik portakalı 2 defa yarım bıraktım. Sanırım çeviriden kaynaklandı, bir türlü ısınamadım. Küçük prens sulu boya çizimli olansa eğer ben çok sevmiştim onu aklıma düştü bak şimdi. Ah sosyal aktivite! Okey oynayacak kadar onsanı bir araya toplamak zor iş, zoru başarmışsınız, darısı başıma :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım ben bitirebilecek miyim. Evet küçük prens sulu boya çizimli, aslında aklımda alma yoktu kasada ödeme yaparken gördüm, özellikle oraya koymuşlar almadan edemedim. Ben toplamadım ama iyi kalabalıktı, yancılarımız da vardı.

      Sil
    2. Aaaa adin da degismis:O

      Sil
    3. evet değişti çünkü stalkerlarım arttı. :)

      Sil