Alkol Sorunları - Yalnız Ölme Korkusu

09:08


Sanırım alkol sorunlarım var arkadaşlar, ağzımla içmeyi öğrenemedim. Aslında çok sıklıkla içki içmiyorum ama, içince durmasını bilmiyorum. Sanırım bu genel doyumsuzluk olayı tüm benliğimi sarmış durumda. Yemek yerken çatlayan kadar, bir şeyler izlerken ya da yaparken bokunu çıkarana kadar yapıyorum; alkolde böyle olmaya başladı. Sanırım duygusal eksikliklerimi ya da bilumum psikolojik sorunlarımı, çevremde ki her şeyi fiziksel ya da duygusal olarak sömürerek, içimde ki boşluğu doldurmaya çalışıyorum. Bir psikologla görüşmek kendim için en hayırlısı olacak ama yapabileceğimi sanmıyorum.
Bu tür konuları aileme açmaya kalksam; annem kafayı yer ya da tüm sorunlarımı uyuşukluğuma bağlar. Kendi kendime çok fazla şey atlatmaya çalışıyorum ama hiç bir şeyde başarılı olamadığımı hissediyorum. Konuşacak kimsem de yok açıkçası, dediğim gibi annemle böyle şeyleri konuşmam mümkün bile değil, babamla değil bu konuları konuşmak normal bir sohbet bile etmiyoruz, ablamla ise küs olduğum için konuşmuyorum. Arada, bir blogger arkadaşla konuşuyoruz, kendisinin haberi olmasa da gerçekten yardımcı oluyor. Seni hiç bir şekilde yargılamayan bir insanla rahat bir şekilde konuşmak ne kadar rahatlatıcı inanamazsınız. 
Bu aralar birde yalnız ölme korkusu sardı başımı, yaşlanınca bana ne olacak çok merak ediyorum. Ya da anne babamı kaybedince; şu zamanda yine liseden olan eski dostlarımla falan idare ediyorum ama gün geçtikçe onları da teker teker kaybedeceğim, 2-3 yıla hiç biriyle bağlantım kalmaz. Yeni arkadaşlar da edinemediğime göre önümde yalnız yıllar beni bekliyor. Zaman iyice geçip ailemi kaybedince de kimsem kalmayacak ve yaşlı yalnız olarak bakımsızlıkta öleceğim ya da huzur evinde son bulan berbat bir son 4-5 yılda geçirebilirim. Sanırım aile dediğimiz kavramın burada devreye girmesi gerekiyor, çocuklarının gelip sana bakması ya da hiç kimsen yoksa da ölene kadar elini tutacak bir eşinin olması en çok bu zamanlarda anlam kazanacak. Çok düşünüyorum bu konularda yalnız başına bir huzur evinde ölmektense bir karavan alıp ülke ülke gezerken yaşlılıktan yollarda ölmeyi tercih edeceğime karar verdim.

İlgili Yayınlar

17 yorum

  1. Her şeyin bokunu çıkarmak bende de var. Ben de senin gibi düşündüm psikologa gitmek fikri bana da saçma geldiğinden kimyasala başvurayım diyerek psikiyatra gittim ve bana bir şeyin yok canın sıkılmış dedi 3 ya da 5 dakika sonrasında :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. herkesde varsa bir şeyin bokunu çıkarma isteiği. :)

      Sil
  2. Psikologlar kendimize yardım etmeyi istediğimiz sürece yararlı olurlar. Yalnızca yol göstermek konusunda elbette. Kendimizi etrafımızda olup biten şeylere karşı nötrlediğimizde -ki biliyorum hiç kolay değil- yolu kendimiz de bulabiliriz.

    Birkaç saniye sonrasını bilemezken bu kadar uzun boylu düşünüp kendini kaygılara boğma.

    İyi ol. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ya haklısın ne kadar ileriyi düşünüyorum o kadar depresif oluyorum.

      Sil
  3. herşeyin bokunu çıkarmak varya. bazen güzel bazen delirten bişey.
    ya mesela bi şarkı dinliyorum, milyon kere dinleyip bıkmadan bırakmıyorum.
    içkide de aynı şekilde, her masaya oturuşumda 3duble bak daha fazlası yok, sikicem yoksa dalağını diyorum. allah allah sonra yeni şişe açtır, iç iç iç.
    ve bunu 2günde bir yap.
    hep müşkülat bunlar. bide yalnızlığı filan dert etme, etrafında milyon tane insan olsa da yalnız kaldığın çok zamanlar oluyor. hem elbet bulursun 10arkadaşa bedel birini.

    mınakoprensliği

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu her şeyin bokunu çıkarmak genel bir sorun sanırım ya, aynı şekilde ağzınla içmemekte. o da doğru etrafı insanlarla çevirili kişilerde kendilerini yalnız hissedebiliyor.

      Sil
  4. Hiç birşeyin dozunu bilmemek, bende öyleyim ama bi ayar lazım işte
    Yalnız öleceğiz zaten en kötü haliyle düşünme bence sonuçta ne kadar düşünürsen düşün hayat bu hiç belli olmuyo

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ne kadar düşün planla bir aksilik çıkıyor.

      Sil
  5. sahip olduğun iyi şeyleri düşün kendini oyalayacak yeni şeyler bul umutsuzluğa kapılma bu iş senin kafanda başlar biter kendi kendine iddaya gir ama kendini zorlayacak iddalar olsun mesela şu kadar içicem de eğer bunun üstüne çıkarsam gidicem ablamdan özür dilicem de (küssünüz die misal diyorum) ama yemin et gurur şeref namus meselesi yap bunu kendi kendine yapmayan şerefsizdir fln :) kötü bir şeyi engellemek istiorsam ama edemiyor iradesizlik yapıorsam hep böle yaparım eğer irademe yenik düşersemde gider ceza olsun die hiç istemediğim en lanet şeyi yaparım sonuçta iddayı kaybettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. vayy iyi fikirmiş sağol çok teşekkür ederim bilgi için. :D

      Sil
  6. ASIK OLACAK BİRİ ÇIKAR BELKİ KARŞINA :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevilebilecek bir insan olduğumu hiç düşünmedim :/

      Sil
  7. Yine de annenle ve ablanla konuşmayı denesen mi acaba? Konuşmak, anlatmak, içini dökmek gerçekten çok önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bilmiyorum ya şurada böyle yazıyorum sizlere içimi döküyorum ama gerçek hayatta kimse bilmez. dışarıdan hiç bir şeyi takmayan, sorumsuz biri olarak gözüküyorum biraz. :/

      Sil
    2. Yo ben gençlerin içinde ne fırtınalar koptuğunun farkındayım. Sorumsuz görünseler de öyle olmadıklarını bilirim. Benim de oğlum var. Hem o yüzden bilirim, hem de kendim bu yaşları yaşadığım için bilirim. Bu yaşlar hem güzeldir hem zordur. Burada içini dökmek de bir şeydir tabii ama ailenle de iyi ilişkiler kurmaya bak derim. Ne kadar gıcık da olsalar severler çocuklarını. Bugün bunu daha iyi anlıyorum.
      Bir de kendine haksızlık etme "Sevilecek insan olduğumu hiç düşünmedim" falan:)

      Sil
  8. Mert kendini psikoloğa gitmeye zorlamalısın. Bu her şeyin çözümü değil ama her şeyin başlangıcı olacağına eminim.

    Yıllardır psikoloğa gitmek isterim ama maddi sebeplerden gidemiyorum. Devlet psikologları zaten beş para etmez, asla güvenmem. Ama senin böyle bir imkanın varsa lütfen bunu zorla. Benim gibi maddi yardım istemeyecek bir yaşta değilsin, ailene hiçbir sorununu değil, sadece psikoloğa gitmek istediğini anlat, eminim destek olacaklardır.
    Şunu unutma ki onlar ne olursa olsun seni sevecek insanlar. Bunu hep hatırla. Gördüğüm kadarıyla sorunlu bir ailen yok, ne mutlu. Tabi ben bir yabancıyım, tam olarak bilemem. Yine de böyle bir durumda yanında olacaklarını düşünüyorum. İnan benim fırsatım olsa bir saniye bile düşünmeden değerlendirirdim.

    Sen alkolden patlak vermişsin, ben yemekten. Sinirden, stresten, üzüntüden, düşünceden kaçmak için hep daha çok, daha çok yedim. Artık hastalık halini almıştı ki ne mutlu dur diyebildim. Öyle devrim yapamadım ama üzgün olduğumda elim çikolataya giderse bitirince ne kadar mutsuz olacağımı aklıma getirip geri çekilebiliyorum. Ama inan bu hiç kolay olmadı. Her insanın zaafı, problemleri, hastalıkları var. Ama bunu yenmek isterse yener, ben buna çok inanıyorum.

    Hayal ettiğin yaşamı inşa edebilirsin adım gibi eminim buna. Sadece kelimelerden ibaret olsa da elimden geldiğince destek olurum bunu da bil. Psikolog tabi ki senin istemenle sana yardım edebilecek ilk kişi. Eminim ailenle, arkadaşlarınla olan ilişkilerini rayına oturtmak konusunda da yardımcı olacaktır.

    Gelelim ölüme, yaşlılığa.
    Neden korkuyorsun yalnızlıktan, acizlikten? Hayatımızın bir çok döneminde yalnız değil miydik? Tek başına göğüslemedik mi bütün acıları? En kötü anımızda bir dost sesine muhtaç kalmadık mı? Kaldık.
    Yaşlılıkta tek farkı bedensel özgürlüğünün kısıtlanması olacak.
    Herkese çok aykırı gelse de ben şöyle düşünüyorum, eğer yaşlanınca başkasına muhtaç hale gelirsem intihar ederim olur biter. Nedir yani hayat diye abarttığımız bu şey? Ne kadarlık kıymeti var da bu kadar korkuyoruz kaybetmekten?

    Yaşlılıkta kapımı çalsın diye çocuk yapılması fikri en katlanamadığım düşünce şekillerinden biri.
    Şu yaşadığın dünyaya, pisliğine, kurallarına, boka batmışlığına bir baksana Mert. Emin misin sadece kendi çıkarların için bir insanı bu çukura atmak istediğine? Bence yapmazsın, yapamazsın.
    Ona sevgi dolu, güzel bir hayat sağlama şansım olsa dahi ben bu dünyaya bir can getirmek istemiyorum. Kıyamıyorum çünkü illa ki bir köşesinden çok acı çekecek. Hem getirsem dahi sırf anne-babasıyız diye bize bakmak zorunda değil, çünkü gelirken ona sormadık, ona bir mucize bahşetmedik, bir hediye vermedik ve bize borçlu filan değil.

    Şu an elimden geldiğince huzur evi için birikim yapmaya çalışıyorum. Ama dediğin gibi bedensel özgürlüğüm yeteri kadar yerindeyse yollarda ölmek benim de seçimim olur.

    Arkadaşların ise farklı şehirler evet zor fakat aynı şehirdeysen bağı koparmamak, hatta güçlendirmek tamamen senin elinde. Bir kaç saat vakit, bir samimi sohbet, zor günlerinde yoldaşlık yeter de artar. Benim de hiç arkadaşım-dostum yok sayılır çünkü sıradan insanlara katlanamıyorum evet biraz kibirliyim bu konuda. Cezasını da yalnızlıkla çekiyorum zaten. Ama sen öyle olmak zorunda değilsin. Gelecek sandığın gibi korkunç değil.

    Lütfen ama lütfen kendine inan ve ilk fırsatta bir psikoloğa git. Kendini olmak istediğin noktada, ilişkide, görünüşte, hayatta hayal et. Ve bu hayali hiç aklından çıkarma, ona ulaşmak için çırpın.
    Hayat zor, her şekilde. Değip değmediğine sen karar ver.

    YanıtlaSil
  9. Hoh! Ne kadar karamsar düşünceler bunlar böyle Mert!
    Bence de psikoloğa gitmelisin. Neden yapamayasın ki? Utanılacak bir şey değil, bunu kompleks haline de getirmene gerek yok. Beni biliyorsun zaten. Hepimiz zaman zaman zor dönemler geçiriyoruz, böyle zamanlarda yardım almak en mantıklısı.

    Ayrıca konuşmak falan istersen benimle de konuşabilirsin. Biliyorsun ben senin başını ağrıtıyorum eften püften şeyler yüzünden eheh.

    YanıtlaSil