9 Madde ile Grinin Elli Tonu ve Alacakaranlık'ın Inanılmaz Benzerlikleri

00:36


Evet arkadaşlar kezbanlık damarlarıma işlemiş, evet 3 kitabı da toplam 8 gün gibi bir süre de bitirdim, hemde final haftasında yedim bu boku. Evet haklısınız hem final haftasında saçma sapan kitaplar okuyup ders çalışmıyorum, hem de gelip ders çalışamadım büte kaldım diye sizin kafanızı şişiriyorum. Benim kezbanlığın kutsal kitabı olarak adlandırmaktan aşırı zevk aldığım Grinin Elli Tonu adlı kitabı okurken çok dikkatimi çeken, Alacakaranlık'la kör göze parmak sokar şeklinde olan benzerlikleri oldu.  Okuduk bari bloga yazı olarak girelim de iyi kötü bir faydasını görelim değil mi? 
Ben bu kadar yerdim ama kitaba çok da ön yargı ile yaklaşmamak lazım, sanırım, sonuçta kitap zaten edebi şaheser olmak üzere satışa sunulmuş bir eser değil, popüler kültürün son zamanlarının edebi ayağı oldu diye düşünüyorum. Benim kitap ile ilgili en büyük çıkarımım ise kitabın inanılmaz derecede Alacakaranlık serisi ile benzerlikler içermesiydi. Her iki kitabın benzer 9 yönü karşınızda. Hatta benim fark edemediğim bir çok benzerlik de bulunabilir. 

1. Girinin Elli Tonu'nun Anastasia'sının ailesinin ayrı olması ve annesinin tekrar başka birisiyle evlenmesi. Anastasia'nın babasıyla daha derin bir sevgi bağının olması. Alacakaranlıkda da aynı şekilde Bella'nın ailesi ayrıydı ve Bella'nın annesi başka bir adam ile evleniyordu. Aynı şekilde iki annede sıcak plajı olan yerlerde otururken kızlar yağışlı, nemli ve soğuk yerlerde oturuyor olmaları.

2. Christian evlatlıktı, Edward'da evlatlıktı ve iki karakterin ailesi de evlatlık çocuk koleksiyonu yapıyor yani iki karakterin ailesi de evlatlık çocuklar ediniyordu.

3. Christian'da Edward'da ilk başlarda çok gizemli ve cool karakterler; birazcık altlarını eşeleyince ikisinin altından bin kat pislik çıkıyor.

4. İki erkekte ilk başlarda kızları kendilerine aşık etmek için her boku yiyor ve tam işler ciddileşecekken, sen beni bilmiyorsun ben çok kötüyüm, sen benim için  fazla iyisin gibi bad boy triplerine girmesi.

5. İki kadın karakterimizinde yaratılırken özellikle feminizme hakaret olsun, alın femenler bu kızları da totonuza sokarsınız amacı ile yaratılmış gibi durması.

6. İki baş erkek karakterimizin de çok zengin olması, kızlarımızın ise normal bir gelire sahip olmaları. Ve kızların her ne kadar bunu önemsemiyor gibi davranmalarına rağmen, tezeğe üşüşen sinekler gibi paraya üşüşmeleri. 

7. Baş kadın karakterimizin de kezbanlığın sınırlarını zorlamalarını ve kendilerini bir sürekli bir bok sanmalarıı tartışmamıza bile gerek yok sanırım.

8. En göze parmak sokar şeklinde olup bu kadar da benzerlik olmaz dedirteni ise; Bella'nın nasıl kendinden hoşlanan bir kırığı Jacob var ise Anastasio'nında Jose'nın olması; işin ilginç tarafı, Jacob'ın babası ile Bella'nın babası arkadaş ise; Anastasio'nun babası ile Jose'un babası da yakın arkadaş. 

Bu madde kitapların sonu hakkında ispiyon içerir.

9. İki kızında hamile kalması ve karakterlerimizin gençten evlenmeleri.

İki kitabı da okuyanlar olarak (Alacakaranlık ve Grinin Elli Tonu) saf kezban bir ırk oluşturabiliriz diye düşünüyorum. Böyle dedikodular sohpetler mohpetler, birileri işte Christian mı Edward mı diye saç başa girer kola çekirdek bizde onları izleriz falan. Çok mikemmel bir ortam bizi bekliyor arkadaşlar, tek ihtiyacımız birbirimizi bulmak!!! 
Şu yazıyı bitireyim de oyuncuları falan stalklarım sosyal medyada, filmlerle ilgili çıkan görsellere bakayım. :D

İlgili Yayınlar

44 yorum

  1. merhaba :)
    çok hoş anlatmışsın kitabı, samimi :)
    bir de ben de gaziantep üni. mezunuyum sınavlarda başarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim. :D aa gerçekten mi sende bir ara yaz üni hayatını. :D

      Sil
  2. İkisini de okumadım :D

    YanıtlaSil
  3. Hiçbirini okumadım. Kafam rahat. Best-seller ve young-adult (ergenlikten çıkalı yüz yıl oldu zaten) kitaplarından itinayla uzak duruyorum. Okunacak tonla klasik varken zaman kaybı gibi geliyor bana. Shakespeare, Çehov ve Dostoyevski dururken.. Şu kitaplardaki karakterler bana hiç inandırıcı gelmiyor. Oysa Shakespeare'in karakterleri öyle mi.. Onlara dokunabilir, sokakta görebilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence de okumamak en iyisi. zaten ben alacakaranlığı ergenlikte tanıştım ondan kaçma imkanım yoktu ama grinin elli tonuna kendim yapıştım. :D

      Sil
  4. alacakaranlığı okumam mı gerekiyor şimdi bu karşılaştırmayı yapmak için :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. boş ver bence karşılaştırma için okunacak kitap değil biz tam ergenlik dönemlerimizde okumuştuk. :D

      Sil
  5. Alacakaranlık serisinin kitaplarını dört günde bitirip kendime acı çektirmiştim resmen. Sonra da kendi kendime triplere girdim. Neden okudum böyle saçma kitapları diye. :)

    Ama ama ben daha grinin elli tonunu okumadım ve 9. madde de kitabın sonunu öğrendim. Olamaz. Ne yapacağım şimdi. :p

    Yalnız bayağı benzerlik varmış. İki kitap arasında birinden biri diğerinden esinlenmiş olabilir mi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama ben yazmışım oraya kitapalrın sonu hakkında spoiler içerir diye neden okuyorsun ki. :/ bu arada esinlenmişse grinin elli tonu esinlenmiştir alacakaranlık çook daha öne yazılmış bir kitap. :D

      Sil
  6. Alemsin:) İki kitabı da okumadım, Alacakaranlık serisinin 2 filmini seyrettim yalnızca. Yakaladığın benzerlikler müthiş. Gri'nin Elli Tonu'nun yazarı iyi kopya çekmiş anlaşılan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sınavlar beni alem yaptı ben çok ciddi bir insandım. :D

      Sil
  7. harikasın nasıl yakalamışsın kopyacıları hiç aklıma gelmezdi :) iyi gözleem

    YanıtlaSil
  8. Girinin elli tonu. Hiç okumadım. Ayıpçı olduğunu biliyorum ama :D

    Alacakaranlığında sadece ilk kitabını okudum. Sonra tiksinip bıraktım. :D Filmini bile izlemedim. Belli ki çok bir şey kaybetmemişm.

    O değilde bu benzerliklerin farkına varman çok ilginç. Ben olsam odun gibi okur geçerdim herhalde. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunlar tam ergenlik kitapları ya. :D okumayan hiç bir şey kaybetmez gerçekten. :D

      Sil
  9. Cok büyük zevkle okudum, yazma seklin cok akici ve hos, süpersin :D

    YanıtlaSil
  10. Bende iki kitabı okumadım ama Alacakaranlığın serilerine bakmış olabilirim :DD çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim yine olsa izlemem :D Neyse bu yazıdan sonra da yaklaşmam grinin elli tonuna aydınlattın sağol varol :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya ben kendimi kezbanalrı aradıkça beni okuyanların hepsinin normal insan oldukları çıkıyor çok bozuluyorum :/

      Sil
  11. İnanamıyorum. Ben ikisini okumuş bir kezbanım. Alacakaranlık ergenliğe denkgeldi. Gri meraka. Ama ne yapim merak işte. Zaten çok satan kitapların hepsinde de kızlar sümsüğün teki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay hele şükür sonunda en son dicektim beni okuyan herkes kafka tolstoydan başkla bir şey okumuyor sanırım. :/ bunun muhabbetini çevirmeliyiz. :D

      Sil
    2. Yok yok merak etme ben okudum. Zaten sınava çalışmak yerine Mr. Grey`i okuduğum için kaldığım dersim var..

      Sil
  12. ne ilginç düşünmüşsün yaa :)

    YanıtlaSil
  13. Ben de okumayanlardanım. O yüzden spoiler yememek için okumadım maddeleri :)
    Diğer seri yerin dibine batsın ama Grinin Elli Tonu'nu epey merak ediyordum, aklımdaydı. Soğumadım desem yalan olur yorumları okuyunca :)
    Acelesi yok'lar arasına alayım madem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen filmlerini izle artık ya o kadar zaman kaybetmeye değmez. :)

      Sil
  14. grinin elli tonunu hala okumak istiyorum :D

    YanıtlaSil
  15. Yahuuu grinin elli tonu okunmaz miii :)) ben de cok yeni okudum. Uc kitap bi 5 6 gunde bitti. Kezbanlikta yalniz sayilmazsin ;)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) yalnız olmadığımı bilmek rahatlattı

      Sil
  16. herkesin ısrarla yaptığı bir şeyden anında soğurum ben.alacakaranlık da benim için böyle bişey.
    bi ara herkesin elinde vardı.sırf herkes okuyo diye okumadım.pişman mıyım? asla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende olasılıksız serisinden o yüzden soğumuştum hala okumadım. bir ara herkesin elinde idi.

      Sil
  17. Edward grey kadar sapık mnyk ruh hastası deil en azından

    YanıtlaSil
  18. Okurken ne güldüm ya ilginç tespitler :D Bana böyle şeylerle geliniz efenim :p

    Bi de Alacakaranlık herkesin elinde diye ve filmi çıktı diye almak istemedim :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D iyi etmişsin boşuna zaman kaybı :)

      Sil
  19. Kitaptan sonra film nasıl geldi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence kitap film ile neredeyse aynı düzeyde. kitap eğlencelik, edebi yönü çok zayıftı aynı şekilde filmi de eğlencelik sinema dili çok zayıf film. kitabı beğenen filmi de beğenir bence. aynı beklentiyle oturursa karşısına.

      Sil
    2. Ben kitabını okumadım. Genelde kitabı okuyanlar filmi zayıf bulmuşlar. Sadece film olarak izledim, beklentiyle gitmedim. İzlemeyenler bir şey kaçırmadı, diyebileceğim bu:)

      Sil
    3. okuyanlar ne bekliyormuş bilmiyorum hayatımda okuduğum en düz yazı dili ve kendini tekrar eden kitaptı. sevdim mi sevdim çünkü erotik roman okumayı seviyorum. ben bu kadın başka bir türde roman yazsa hayatta alıp okumam.

      Sil
  20. Yanlız alacakaranlık grinin elli tonunun fan fici bu kadar benzerlik bulman doğal

    YanıtlaSil
  21. Yanlız alacakarnlık grinin elli tonunun fan fic hali bu çalıntıdan veya benzetme çabasından değil kadın kendisi nazire şeklinde bi şey yapmış

    YanıtlaSil