Mavi | Part2

00:34



Hikayemizin ikinci kısmı ile karşınızdayım,
İlk kısmı ile ikinci kısmı yayınlamam arasına çok zaman girdi kusura bakmayın. İlk kısmı yeniden hatırlamak için bu linke tık tık. İlk kısım zaten çok kısaydı, bakalım ikinci kısım hoşunuza gidecek mi?

--------
Kimsenin gelmemiş olması işine gelirdi. Sonunda hak ettiği şekilde rahatsız edilmeden, güzel bir akşam yemeği yiyebileceği için umutlandı. Şanslı gününde olduğunu düşünerek en acıklı ve en rahatsız edici ses tonuyla miyavlamaya başladı. Kasap zaten ikinci mırlamada heybetli vücudu ve plastik korkunç çizmeleriyle dışarıya çıktı. Kaç tane kedinin kanı vardı acaba o çizmelerde. Yemek için diğer kedilerle çok didiştiğinizde yada sabredemeyip kasap dükkanın içine girdiğinizde en iyi ihtimal kıçınıza tekmeyi yerdiniz. Kasap, Börti’nin anlamadığı bir şeyler mırıldandı ve kasap dükkanın yanında bulunan dar sokağa iki üç parça kemik, büyük miktarda sakatat ve büyük bir parça kuyruk yağı bıraktıktan sonra dükkâna geri girdi. Halinden gayet memnun bir şekilde kemikler de kalan eti sıyırdı, ciğere ve sakatata dokunmadı. Hayatında bir kez olsun ciğer yememiş tadına bile bakmamıştı. Kimseyle itişip kalkışmadan medeni bir şekilde yemek yemeği ne kadar özlediğinin hatırladı kedi de olsa azıcık nezaketi oda hak ediyordu. En son ne zaman elinden alınma korkusu olmadan düzgün bir şekilde yemek yemişti hatırlamıyordu. Büyük ihtimalle yanında yaşadığı insan ailesinden kovulmadan önceydi. Küçük insan veledi kuyruğunu sıkıştırıp ısırdıktan sonra oda veledin yüzünü tırmalamıştı. Büyük bir şiddete maruz kalmış arkasından da canını insanların elinden zor kurtarmıştı. Güzel zamanlardı, daha fazla tamahkar olmalıydı belki de. Bunları düşünürken yemeğini bitirdiğinin farkına vardı. Son olarak eskimiş kabın dibini yalayıp ve kemiğin üzerinde et parçası kalmadığından emin olduktan sonra her zamanki gibi yola koyuldu. Mahalleden uzaklaştıkça, hava garip bir şekilde kötü kokmaya başlamıştı. Büyük pasajın içinde geçtikten sonra şehrin büyük ana caddesine geldi. Dört işlek sokağı birleştiren bu ana cadde her zaman çok kalabalık ve izlemeye değer bir sürü olay barındırırdı. Her zaman ki gibi iki kişilik boşluğuna uzandı. Burası caddenin en büyük binasının damında bulunan tuğladan yapılmış korkuluğun gideri kırılmış kısmıydı. Bütün caddeye görür ve kimsenin rahatsız edemeyeceği kadar gizli ve saklıydı. Her zaman en yakın arkadaşı Töbük ile gelirdi buraya Börtü. Birden aklına geldi en yakın arkadaşını dün geceden beri hiç görmediği, gerçekten Töbük neredeydi. Her zaman kasabın önünde karşılaşır gizli sığınaklarına beraber gelirler ve tüm gece uykularına gelene kadar yoldan geçen insanları, köpekleri ve şehrin manzarasını izler ilginç ve gülünç bir olay olmasını beklerlerdi. Saçma sapan olaylara güler, birlikte eğlenirlerdi. Bir iki saat boyunca oturdu bu arada arkadaşının yokluğu da kafasından uçup gitmiş farklı düşünceler kafasını meşgul ediyordu. Tam uykuya dalacak gibi oldu ki köpeklerin konuşmalarıyla uyandı. Sesin geldiği yere baktığında karşı mahallenin köpeklerinin bağıra bağıra sürekli buluştukları Cabbar Kıraathanesinin bodrumuna indiklerini gördü. Şanslıydı, köpekler onu görmüyordu; yoksa işler kendisi için çok çirkinleşebilirdi. Köpeklerle kediler arasında herkesinde bildiği gibi bir gerilim hep vardı. Çöplüklerin ve kasapların köpekler ve kediler arasında paylaşımı görüşmelerinde çıkan anlaşmazlıklardan beri ortam daha da gerilmeye başlamıştı. Şu günlerde mümkün olduğunca bir köpekle karşılaşmamaya çalışırdın. Börti saklanma yerinin verdiği huzurla da köpekleri izlemeye koyuldu. Her zamankinden kat be kat bir kalabalık köpek gurupları akın halinde Cabber kırathanesine doğru gidiyor ve kırathanenin bodrumuna giriyordu. Köpekleri izlerken zamanın nasıl geçtiğini de fark etmemişti ve bir söre sonra köpeklerden de pek iz kalmamıştı. İçerde ne yaptıklarını bilmiyordu ama kimsenin dışarı çıkmadığı gerçekti. Çok eğlenceli bir şey yapıyorlar olsa gerekti.


İlgili Yayınlar

5 yorum

  1. Hikaye miii? Gelicem tekrar ve ilk bölümle birlikte okuycaaam :)

    YanıtlaSil
  2. Bunun bir kedinin ağzından anlatılan bir hikaye olduğunu ikinci kısımda anladım :)
    Börti lütfen o gördüklerin kötü olayların işareti olmasın tamam mı? Yazarına söyle seni tekrar canavar insanlar arasından kötünün iyilsine ulaştırsın ve sokaklardan alsın.
    O kendi çok rahat can yakıp, canı yakılınca canavarlaşan insan yaratığından nef-ret ediyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahaha özellikle öyle yapmak istedim başta biraz gizem olsun diye. :D

      Sil
  3. Ay inanamıyorum. Keşke ilk paylaştığında kaçırmadan okusaymışım :D Hemen bir sonraki bölüme geçiyorum *-*

    YanıtlaSil