The Wolf of Wall Street

11:00

Künye:

Vizyon Tarihi: 7 Şubat 2014
Süre: 180 dakika
Yönetmen: Martin Scorsese
Senarist: Terence Winter, Jordan Belfort (kitap)
Oyuncular: Jonah Hill, Leonardo Dicaprio
Tür: Biyografi, Komedi, Su.
Ülke: Amerika
IMDb: 8.5
BKoH: 7.0

Tanıtım - Inceleme:

Gelelim bu yılın Oscar yarışında, tüm izleyicilerin sevgisini kazanan ama benim bir türlü ısınamadığım The Wolf of Wall Street filmine, aksi gibi de filmlere düşkünlüğümü bilen herkes de direk bu Para Avcısı'nı izledin mi ' ne müthiş filmdi ya' diye lafa başlıyor, daha muhabbet başlamadan ortam geriliyor...
Geyiği bırakırsak olayın özü Martin Scorsese'nin bence çok abartılan son filmi The Wolf of Wall Street'i konuşacağız. Yönetmene olan saygım çok büyüktür Goodfellas'lar, Taxi Driver'larla bende ki yeri de ayrıdır. Ne yazık ki amcamızın son filminden pek memnun olduğumu söyleyemem, yönetmenlik açısından hiç bir sorun olmayan filmin bence en büyük problemi zayıf kurgusu ve anlamsız kere anlamsız bir çok kere çekilen ve birbirini hatırlatan abartı Leonarda Dicaprio'nun bir kere değil fırsatın buldukça yaptığı abartı konuşmaları. Aynı şekilde, ya ben ekonomi özürlüyüm ya da filmin ana konusu seyirciye yeterince iyi aktarılamıyor; bu sorundan bahsettiğim herkes de çok dikkat etmişsin oralara diyor, kimsenin filmin ana temasını çaktığı yok kısacası. Bir de Jean Dujardin'in İsviçreli bir bankeri canlandırdığı sahnelerde, film ilerlediği çizgiden kopuyor ve anlamsızlaşıyor. Filmin süresi de 3 saat olunca bu gibi yerlerde gittikçe çekilmez ve dikkat bozucu hale geliyor. Özellikle bu yıl American Hustle'da da baş gösteren şişirilmiş gereksiz ve kendini tekrar eden sahneler filmden illallah etmenize neden oluyor. Bu şaşa ve abartı The Great Gatsby ki gibi filmin atmosferini ortaya koyma amacında olmayınca, sadece itici olmakla kalıyor.

Her şeye rağmen oyunculuklar anlamında başarılı bir film olmuş, gereksiz ama zorlayıcı sahnelerin altından çok iyi bir şekilde kalkmış Jonah Hill ve Leonardo Dicaprio. Filmdeki çoğu sahnede zaten doğaçlama çekilmiş ve yönetmen oyunculara kendilerini gösterebilecekleri çok fazla alan sağlamış. Hoş ben hala her filminde Dicaprio'nun kendisini tekrar ettiğini düşünüyorum, bu düşüncem yüzünden saldıracak insan çok ama Leo'yu o Oscar beşlisinden çıkarıp, Her filminde gösterdiği performans için Joaquin Phoenix'i gözü kapalı ilk 5'e alırdım. Filmin bence en eleştirilecek yanlarından biri de kadın karakter eksikliği ve olanlarında filmde hiç bir ağırlığının olmaması. Filmde ki kadın karakterlerin tamamı cinsel obje ve gerizakalılık çizgilerinde geziyorlar, hoş ana karakterlerin hepsinde de gereksiz bir spastiklik var.
Filmin konusuna ise maalesef ben işin içinden çıkamadım,
Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90'ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir... Beyazperde
Bir filmi daha yorumlayarak ferahladım fakat her türlü yoruma açığım atış serbest arkadaşlar. Şimdiden iyi seyirler!

İlgili Yayınlar

9 yorum

  1. Ben filmin abartıldığını düşünmüyorum. Hatta Scorsese'nin Departed'tan bu yana çektiği en iyi film desem yeridir. Neden bu kadar sevdim; çünkü tipik bir Scorsese filminin tüm öğelerine sahip. Goodfellas havası sezinledim filmde resmen. Ayrıca oyunculuklar çok iyi. Özellikle DiCaprio kariyerinin en iyi performanslarından birini ortaya koymuş. Müzikle yine Scorsese'ye yaraşır şekilde seçilmiş. Bu seneki Akademi Ödüllerinde En İyi Film kategorisindeki açık ara favorim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her zaman ortak zevkler olmaz zaten bir kaç yerde, zevklerin tutuşmaması daha iyi. :D ben gerçekten filmden istediğimi alamadım :D

      Sil
  2. Bir tane bile öven görmedim şu filmi. Çok büyük ön yargıyla oturacağım başına bakalım görüşüm ne olacak.
    Ama Leonardo alsın oscar'ı. Bu filmle hak etmiyorsa bile kariyerindeki başarılar yeter.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende yeren görmedim, tek başımayım ponti. :D linç etmek istiyorlar beni. :D

      Sil
    2. hahah merak etme yalnız değilsin :D

      Sil
  3. DiCaprio gene eli boş dönmüş evine :) Herhalde Scorcese ile aynı kaderi paylaşacak bu Oscar konusunda, o da milyon kere aday gösterilip nihayet 2006'da almıştı en iyi yönetmen ödülünü.
    Filmi de hala seyretmedim, ya çok beğendi insanlar ya da nefret etti, en azından ortalama bir film değilmiş :) Bu hafta seyredip tekrar yazarım buraya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. martin'in hakkı yendi de, akademinin favori yönetmeni değilde scorsese; aynı şekilde coen kardeşlerde; bunlar daha çok bizim kalbimimizi kazanmış yönetmenler. oscar almayan kötü yönetmen olsa idi alfred hitchcock neremizi sokardık öyle de bir mesele var şimdi. :D leonardo'nun da elbet sırası gelir ölmez ise bundan sonra aday olduğu ilk oscarı yüzde 90 alacak; aynı şekilde amy adams da :D

      Sil
  4. Ben beğendim, çok güldüm. Bir de o uçuk hayata özendirme olduğunu düşünmüyorum. Bence tam tersi "o kadar da değil" diyerek eleştirildi paraya ve hedonist zevklere dayalı yaşam tarzı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence de özendirme yok ama gereksiz bir abartının olduğu da bence bariz.

      Sil