Ilk MiM'im

16:38


Uzun süredir bu mimler ortalıkta dolaşıyordu ama çıkış noktasını bilmiyordum; bende birbirini mimleyen ve soruları cevaplayan arkadaşları uzaktan uzaktan izledim ve okudum. Bekledim de açıkçası beni kim mimleyecek diye. Kısmet, sağolsun, ilk olarak Hayal Gemisi blogunun yazarı Ayşe e. mimledi beni, daha sonra da bu aralar blog aleminde kendimi yakın hissettiğim ve bloguna bayıldığım Ponti mimledi. İki blogger arkadaşımda aynı sorularla beni mimlediği için ortak bir cevap yazmak istedim.
Hadi başlayalım sorulara,
1. Neden Blog Adın?
Bu Kaçıncı Oldu Hatırlamıyorum, aslında iki şeye gönderme. Birisi bu blogu açmadan bir önceki gün o kadar fazla içmiş ve sarhoş olmuştum ki, o geceyle ilgili hatırladığım tek şey; arkadaşımın kaçıncı shot'ını atıyorsun ; benimse, valla bu kaçıncı oldu hatırlamıyorum diyerek shot'a devam etmemdi. Diğer sebep ise bu düşünceler aklımda geçerken aynı zamanda, daha önceleri bir sürü blog açtığım ve hepsini birer birer kapattığım için, bu son blogumun gerçekten de açtığım kaçıncı blog olduğunu bilmememdi. Gerçekten saçma olduklarının farkındayım ama bu işinde geri dönüşü yok arkadaşlar.
2. Hayat Felsefemi Belirleyen Söz?
Bu soru gerçekten de zor ve düşünmeye itici olmuş. Aslında hiç bir insanın bir kelimeyle özet geçilecek kadar sığ olduğunu düşünmeme rağmen; benim bu soruya cevabım ''Farklı Olmak'' olurdu sanırım. Hayatımla ilgili hatırladığım en büyük şey, hiç bir zaman hiç bir ortama uymamamdı; hep diğer insanlardan farklıydım, iyi yönde veya kötü yönde. Bu durumun bende farkındaydım, çevremdeki insanlarda farkındaydı. Belki de bu durum beni her zaman diğer insanlardan farklı olmaya itti ve değişik zevkler veya uğraşlar edindim. Ya da doğuştan gerçekten de diğer insanlardan farklı yaratılmıştım. Bu soru hala gizemini koruyor arkadaşlar.
3. Kendim ile ilgili 3'ü doğru 4 şey?
Her zaman dakiğimdir, hiç bir yere geç kalmam.
Uyumayı çok severim.
Tatlı yiyecekleri, tuzlulardan daha çok severim.
En büyük zevkim yalnız başıma vakit geçirmektir.

 ---------

İlk anılarını nelerdir? Hangi yaşa kadar inebiliyorsunuz?
Ooov bu gerçektende zor bir soru olmuş, müziği kıstım bir iki dakika düşündüm bu soruyu cevaplamadan önce. Kesin bir cevap bulmak çok zor, birde benim gibi unutkan ve küçüklüğünüze dair anıları sınıflandırma da başarısızsanız soru gittikçe de zorlaşıyor. Sanırım cevap şu; eskiden 5 taş diye bir oyun vardı. Annem ve babam bir köyde öğretmenlik yapıyordu o zaman; ablam 5, bende 4 yaşında olduğumuz için ve bize bakacak kimse de olmadığından; annem üstümüze kapıyı kitler okula giderdi. Okulun bahçesinde ki lojmanında oturduğumuz içinde her teneffüs arası gelip bizi kontrol ederdi. Hem onun açısından hem de bizim açımızdan zordu sanırım, evin içinde çok sıkıldığımızdan; bizi dışarı çıkarmaları için okulun bahçesinde ki çocuklara yalvarır ve ağlardık, çünkü kapıyı kitlemesine rağmen annem anahtarı kapının üstünde bırakırdı ne olur ne olmaz diyerekten. Buradan 5 taşa nasıl geleceksin artık derseniz şöyle; okulun bir tane hademesi vardı. Çok iyi bir amcaydı ama adını hatırlayamıyorum maalesef; biz evde sıkıldığımız için bize 5 taş oynamayı öğretmişti. Evde sıkıldığımız zamanda bahçeden oyun için en iyi taşları seçer, pencereden bize verirdi. Sanırım hatırladığım en eski anım bu. Hala resimler halinde mutfak penceresinden öğrencilere yalvarışımı ve hademenin pencereden bize taş vermesini hatırlarım. 

----------

Yazının sonuna geldik, mimlenmedik kimse kalmadı sanırım ama ben benim için efsane bir blogger olan Vişne Çürüğünü! mimlemek istiyorum, yapar yapmaz ona kalmış. :D 

İlgili Yayınlar

8 yorum

  1. Çok blog değişikliği yaptığın için blog adının bu olduğunu düşünmüştüm ama bak bir hikayesi daha varmış :)

    Nasıl mimlememişim seni beeen T.T Ama "en sevdiğin"li mimi yapmamışsınnn Öyleyse mimledim seni mimledimmm! :)

    Evde yalnız kalan minik kardeşleer. Ben azıcık üzüldüm buna...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahah yok üzülme, hayatımın en iyi yıllarıydı o köyde geçirdiğim yıllar. :D şehre taşınırkende hiç istememiştim, taşınmayı.

      Sil
    2. yazmayı unutmuşum senin miminide en kısa sürede cevaplayacağım. :D

      Sil
    3. Her şey eminim şehre göre daha güzeldir ama yalnız kalmanıza üzüldüm. Ben de köy okuluna gidicem hehe :)

      Sil
  2. Anam mimlenmişim ya ben ^_^
    Teşekkür ederim Mert. Bu hafta içinde yazmaya çalışacağım bu mimi.
    Efsane olduğumu bilmek beni sevindirdi doğrusu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa çok teşekkür ederim vişne. :D blogum okudğunu bilmek bile yeter benim için. :D

      Sil
  3. Blog adının hikayesi süpermiş =)
    Farklı olmak hem güzel hem de zordur. Hem farklı olmayı becerebilmek hem de kendini etrafına böyle kabul etirebilmek zor olmalı.
    pencereden yalvarışını hayal ettim de üzüldüm yaa:)

    YanıtlaSil
  4. Blog ismini bulma hikayen beklediğimden çok farklıymış :)
    Ben hep ayn hataları yapmak veya aynı duygulara düşmek ekseninde bir şeyler olduğunu düşünmüştüm :)

    Bence yanlış olan dakik olman. O özellik benim doğumumda son buldu, benden sonra dakik doğmadı ki herkes rahat :D

    Anın ise bir çok kare canlandırdı gözümde. Ama masumca ağlayışın hüzünlendirdi...

    YanıtlaSil