Blue Is The Warmest Colour

00:11

Künye:

Yönetmen: Abdellatif Kechiche
Senarist:  Abdellatif Kechiche, Ghalia Lacroix, Julie Maroh(çizgi roman)
Süre: 179 dk.
Oyuncular: Adele Exarchopoulos, Lea Seydoux

Tanıtım - Inceleme:

Blue is the Warmest Colour bu yılın en ses getiren filmlerinden biri oldu. Fas asıllı Fransız yönetmen Abdellatif Kechiche'nin Cannes'da büyük ödülü alan filmi, neredeyse her filmde izlemeye alışık olduğumuz aşk kavramına farklı bir pencereden bakıyor. Blue is the Warmest Colour düşmeyen temposu, zeki ve doğal diyalogları ve Abdellatif Kechiche'nin muazzam yönetmenliğiyle nasıl geçtiğini anlamadığınız 180 dakikalık efsanevi bir aşk hikayesi anlatıyor. Filmin uzun ve yoğun senaryosundan dolayı üzerinde konuşmamız gerek çok konu var. Bu yüzden biraz filmin hikayesinden bahsettikten sonra biraz bahsettikten sonra filmde özellikle aklımda kalan şeylerden bahsetmek istiyorum.
Film son yıllarda aslında yavaş yavaş trend haline gelen ters köşe bir konuya eş-cinselliğe değiniyor; fakat film eşcinsellik konusundan çıkıp aşkın ve bir insanın gelişimi gibi daha evrensel konulara evriliyor.
Filmimizde 15 yaşında ki Adele'in liseden orta yaşlarına kadar olan yaşamını gelişmesini ve değişmesini izliyoruz. Aslında filmin orijinal isminden direk çevirisi de ''Adele Exarchopoulos'un Hayatı'' şeklinde ama sanırım daha afilli olsun diye Blue is the Warmest Colour ismini tercih etmişler, filmi dışarıya pazarlarken. Adele hayatı her zaman ki monotonluğunda devam ederken lise de bir çocuk ondan hoşlanmaya ve ilgi göstermeye başlar. Thomos tatlı hoş bir çocuktur ve Adele'i sever; beraber olurlar ve işte o zaman Adele'de bir şeyler çark etmeye başlar. İstediği tür sevgi bu mudur? Aslında ait olduğunu sandığı bu dünyada yaşamak istemediğini fark eder, sürekli adı konulmamış bir şeyleri özlemektedir, bilmez kendisi de ne olduğunu. Sonra kızlardan da hoşlandığını fark eder. Ama deniz mavisi saçlı kızla karşılaşmaları daha öncedir; Emma'yı yolda gördüğü ilk anda dünyası sarsılır Adele'in; ne yapacağını nereye gideceğini unutur bir süre. Kendini keşfetmesi ve aklından çıkaramadığı kadın imgesini de kafasında oluşturduğu için ismini bilmediği mavi kızı düşler Adele, hatta onu arar da. Emma ile karşılaşır, Adele ile Emma ilk zamanlar arkadaş olur, Emma bilmediği yeni bir dünyanın kapısını açar Adele'e. Daha sonra uzun süren birliktelikleri başlar ve her ilişkinin bence bir sonu olduğu gibi bu ilişkinin de bir sonu gelecektir.

Onların ilişkisini bitiren de Adele'dir. Adele bu ilişkiyi bitiren taraf olur çünkü aldatır Emma'yı; ama Adele bu noktaya sürükleyen çok farklı psikolojik nedenler vardır . Ne istediğini ve hayattan ne beklendiğini bilen bir Emma'ya karşı hiç bir şey hakkında emin olmayan ve asla emin olamayacak bir Adele vardır. Adele'in bu sorular altında ezilmesi ve bir çıkış yolu araması bitirir ilişkilerini.

Filmden Notlar:
Film uzun zamandır göremediğimiz kadar iyi bir senaryoya sahip. Özellikle kalabalık yapılan çekimler, iki kişi arasında geçen diyaloglar kadar başarılı ve gerçekçi.
Filmde Adele'in arkadaşlarının Adele'in eşcinsel olduğunu öğrenmesi ve ona baskı yaptıkları sahne de hissedilen gerilim, korku gerilim filmlerinde izleyemeyeceğiniz kadar gerçekçi olmuş. Adele'in yaşadığı sıkışıklığı ve reddedilmeyi damarlarınıza kadar hissediyorsunuz.
Adele filmin sonunda başına kadar kendisini içine attığı hiç bir dünyaya ait hissetmiyor ve sahiplenmiyor. Bu yüzden sürekli bir değişim peşinde.
Film değme romantik filmlere taş çıkartacak başarıda olsa da asıl tema Adele'in gelişimi ve hayatı, aslında filmin tarzı comin of age daha yakın gibi geliyor bana.
Filmde ki bütün oyunculuklar mükemmel ama oyuncu Adele Exarchopoulos her sahnede parlıyor ve diğer oyuncuları geri planda bırakıyor. Eğer bu film bir amerikan ya da İngiliz filmi olsaydı Adele, Oscar'ı gözü kapalı alırdı.
Karşınızda her sahnesi duygu yüklü, mükemmel bir film var; kesinlikle izleyin kaçırmayın.

İlgili Yayınlar

5 yorum

  1. bu filmi bikaç haftadır hep kaçırıyorum seansları. bikaç sinemada oynuyo beyoğlu kadıköyde filan. neyse sonunda izlicem. ve çok seveceğimi biliyorum. koyu bi şekilde fransız sineması dedlisiyim yea.
    :)

    sen de mükemmel demişsin. eh sinemayı yürekten sevdiğin belli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler yorumunuz ve yazıyı beğendiğiniz için izledikten sonra ya buraya fikrinizi yazın ya da blogunuza yazın :D fikirlerinizi merak ediyorum. :D

      Sil
  2. filmi senin önerinle izledim. iyi ki izlemişim çok güzel diyaloglar vardı, hiç sıkmadı. yalnız erotizm tavan yapan sahneler çok uzatmışlar film baya uzundu. başrol de oynayan kız ödüllerin hakkını vermiş gerçekten. gerek ağlaması olsun, gerek gülüşü çok gerçekçiydi.

    YanıtlaSil
  3. böyle bir film görmedim ben hayatımda. Bu film beni bakış açımdan hayatımın tamamına kadar etkiledi hatta gittim saçlarımı emma` gibi kestirip boyattım

    YanıtlaSil